YAZILARIM

YEME PROBLEMİ NEDENLERİ VE ÖNERİLER

Bebeklik ya da çocukluk çağında pek çok nedenle davranışsal yeme problemleri görülebilir. Gelişimsel gerilik olmaması kaydıyla 1-5 yaş arası çocukların çoğu özellikle büyüme atağı yaşadığı dönemlerde az yeme, aşırı yeme, yemek seçme gibi yeme problemleri yaşar.

Çocuklar bir gıda ile 10-25 arasında karşılaştıktan sonra tadına bakma ihtiyacı hisseder. Lokantada yemek yemek ve yemeğin sosyal yönlerinin tadını çıkarmak, duyusal yeme problemi olan bir çocuk için zor olabilir. Ebeveynler çocuklarının her gün her öğünü tam yemesini istese de büyüklerinde düzenli ve sağlıklı beslenmeyi her gün yapmadıkları çok açıktır. Çocuklar stres ortamını hisseder ve bunu yansıtır. Yani vücudun yiyeceğe fizyolojik reaksiyonu değil, aynı zamanda onunla birlikte davranışsal ve duyusal stres gelişebilir.

Nedenleri

  • Anne ve bebek arasında bağlanma bozukluğu olması beslenmede çok etkilidir.
  • Bazen bebekler hiç bir neden olmadan beslenmeyi reddedebilir.
  • Seçici beslenme özelliğine sahip olabilecek bebeklerde daha ilk yıllarda beslenme problemleri görülür. Yeterince aç değillerse yemezler.
  • Özellikle prematüre bebeklerde uzun süre yoğun bakımda kalmaya bağlı ve ağız içi kullanılan yaşam destek ünitesi aparatlarının ağızdan beslenmeye direnç oluşturması sıkça görülen bir durumdur.
  • Reflü nedeniyle beslenme ve ağrı arasında bağlantı kuran bebek beslenmemeyi tercih edebilir.
  • Bir çok çocuk fiziksel ve/veya zihinsel ağrıya neden olabilecek yiyecekleri ağzına koymak yerine yememeyi tercih edebilir.
  • Beslenme sırasında boğulma, genize kaçırma, nefessiz kalma tehlikesi yaşayan bebek, bilinçaltında yemeğe karşı direnç oluşturur.
  • Çocuğun ilk bakım vereninin (anne, baba, bakıcı) yemek yeme sırasında gösterdiği davranışsal hassasiyet yeme eylemini stresli hale getirebilir.

Yeme problemi yaşayan çocukların ebeveyn ya da bakıcılarının profilinin zorlayıcı, kontrolü seven, duyarsız, aşırı uyaran veya araya giren, daha az esnek, daha az kabullenme, zorla besleyen, ceza veren, çocuktan gelen uyarıları almakta güçlük çeken, çocukla ilişkilerinde sinirli ve kırıcı olduğunu gösteren araştırmalar mevcut.

Davranış değerlendirilmesinde beslenme öyküsü, beslenme ve ebeveynlerin reaksiyonları ayrıntılı not edilmeli, uzun diyet öyküsü (3-7 gün), beslenme sırasında ya da video görüntülerinin incelenerek değerlendirilmesi gerekir. 

Davranışsal yeme bozukluğu olan bir çok çocuk, duyu bütünleme terapisinden fayda sağlar.

Ailelere Öneriler

  • Bebek ve çocukluk dönemi beslenme , miktarı, kilo alımı ile ilgili aile bilgilendirilerek rahatlatılmaya çalışılır
  • Beslenme öncesi yemek yemeyi engelleyici atıştırmalıkların yenmemesi tavsiye edilir
  • Besin çeşitliliği arttırılarak ve seçenekler sunulur
  • Porsiyonlar çocuğun gereksinimine göre düzenlenir
  • Yemek düzeni ve rutin saati olmalıdır
  • Yemek sırasında dikkat dağıtıcı telefon, tablet vb araçlar uzaklaştırılır
  • Tatlı ürünler ödül olarak verilmez
  • Arkadaş, topluluk vb farklı durumlarda yemek motive edici ve özendirici olabilir
  • Sofra kurulması ve araç gereç seçiminde yardımcı olmasını teşvik etmek yemek tüketimi arttırır
  • Yeme konusunda ısrarcı olmamak ve yemeden sofradan kalkarsa ek gıda vermemek konusunda kararlı olmak en önemli tavsiyelerden biridir . Ailenin vereceği her taviz , daha sonra bir dezavantaj olarak geri dönebilir.

Fotoğraf: Andreas Breitling tarafından Pixabay’a yüklenmiştir

YAZILARIM

ORAL MOTOR AKTİVİTELER

Ağzımızın içinde tat almamızı sağlayan özelleşmiş alıcıların yanında doku ve farklılığı (ısı, sertlik) algılayan alıcılarda mevcut. Bu nedenle bebek dünyayı öncelikle ağzı ile algılar. Bunun sonucunda güven duygusu geliştirir. Dil becerileri ve beslenme içinde oral motor (ağız içi kas) aktiviteler son derece önemlidir

Çocuklar ile yapacağınız birkaç eğlenceli oyun ile gelişimine çok yönlü katkı sağlamanız mümkün. İşte bunlardan bazıları:

  • Süt dolu bardağı pipetle üfleyerek hava kabarcıkları yapmak,
  • Islık çalmak, hatta belli ritimleri taklit etmesini istemek,
  • Armonika, flüt ya da karton rulo ile ses çıkarmak,                    
  • Pipet ile pamuk ya da kağıtları bir noktaya taşımak,
  • Yumuşak, gevrek ve benzeri farklı gıda dokularını çiğnemek,
  • Pipet yardımı ile farklı yiyecek çeşitlerini içmeye çalışmak (su ,elma püresi ,puding ,MilkShake)
  • Sakız çiğnemek ve şişirmeye çalışmak,
  • Sulandırılmış boyayı kağıt üzerinde üfleme çalışması yapmak evde yapılabilecek zevkli paylaşımlar arasında sayılabilir.

Gözlemleriniz sonucunda bu aktiviteler ile sakinleşen, odaklanan çocuğunuza her zaman yanında taşıyabileceği somut bazı oyuncaklar da alabilirsiniz. Duyusal çiğneme kolyeleri, çiğnenebilir bilezikler, tüpler, çiğnenebilir kalem başlıkları bunlardan bazılarıdır. Beslenme çantasına fındık, fıstık, galeta gibi çıtır gıdalar eklemeniz okulda konsantrasyonunu arttıracaktır.

Duyu Bütünleme ve Oral-Motor Aktiviteler

Beslenme, iletişim ve fiziksel gelişim için, ağız içi duyuları çok önemlidir. Besinin dokusunun, kıvamının, tadının algılanmasını sağlayan tat tomurcuklarının yanında beden farkındalığı (proprioseptif) duyusu da çene kaslarının kasılma derecesine, çiğneme hızına karar verir. Duyu Profilinde tat duyusu ile ilgili sorulan sorular, duyusal uyarıların algılanma şeklini (modülasyonu) tarif etmemizi sağlar.

Oral Duyu Arayışı Davranışları:
Bir çocuk oral uyaranlara karşı hassas ise kalemler ,parmaklar ,saçlar veya giysiler gibi şeyleri çiğneyerek veya emerek oral stimülasyon arayabilir. Bir kamıştan çiğneme ve/veya içme konusunda sıkıntı yaşayabilir, tırnaklarını ısırır ya da diliyle tıklatma sesini çıkartmaya çalışır.

Oral Duyusal Kaçınma Davranışları:
Bir çocuk oral uyaranlara aşırı duyarlıysa ağzını açmaktan kaçınır. Diş fırçalama sırasında ağzını kapatır. Yeni yiyecekler denemeye dirençlidir. Bazı yiyecek dokularından kaçınabilir ve mutfak eşyaları ile yemek yemek onu üzebilir. Bu çocuklar genellikle seçici yiyiciler olarak tanımlanır ve oldukça sınırlı bir diyete sadık kalabilirler.

Bu davranışların var olması, yine de çocukta Duyusal İşleme Bozukluğu olduğunu doğrulamaz. Bu tanıya, ancak bu konuda eğitimli bir profesyonelin yapacağı değerlendirme ile ulaşılabilir.

Duyu profilinin ebeveyn tarafından doldurulması, detaylı anamnez ve gözlem sonucunda, ihtiyaca uygun duyusal stratejiler bulmak çocuk için uygun olacaktır.

Son olarak, duyusal yeme bozukluğu ile davranışsal yeme bozuklukları ayrımının yapılması çok önemlidir.

Fotoğraf: Resim Willfried Wende tarafından Pixabay‘a yüklendi

ANA SAYFA, YAZILARIM

CORE (ÇEKİRDEK) KAS KUVVETİ ve ÖNEMİ

Core (çekirdek) kas kuvvetinin önemini “KAS GÜCÜ VE BEYİN BAĞLANTISI” yazımda ayrıntılı olarak anlatmıştım. Gövdenin dik durmasını sağlayan, denge ve koordinasyon için önemli çekirdek kas kuvvetinin çocukların öğrenme, algılama düzeylerinde ne kadar etkili olduğunu artık bildiğimize göre çekirdek kas kuvvetini test etmek ve bu kas grubunu kuvvetlendirmek için yapılması gerekenler üzerinde konuşabiliriz.

Çekirdek Kas Kuvvetinin Değerlendirmesi:

  • Baş , gövde, kol ve bacakları ayrı ayrı hareket ettirebilme yeteneğine sahip olması. Örneğin, gövdesi sabitken sadece başını sağa-sola çevirebilmesi
  • Nefesini uzun süre tutabilmesi
  • Kalemi doğru şekilde tutabilmesi. Zorlanma durumlarında tabi ki çocuklar alternatif tutuşları seçebilirler ancak bu durum uzun süre yazı yazabilmesini engelleyebilir
  • El yazısının okunaklı ve düzgün olması. Zayıf kas kuvveti bozuk ve/veya silik yazıya neden olabilir.
  • Ayakta dururken itmelere direnç göstererek dik duruş pozisyonunu koruyabilmesi
  • Rahatlıkla top atıp tutabilmesi
  • Sportif aktivitelerde vücudunu koordineli kullanabilmesi

durumlarının çoğunu yapabiliyor olması çocuğunuzun çekirdek kas kuvvetinin iyi düzeyde olduğunu göstermektedir. Çocuğunuzun zayıf çekirdek kaslarını kuvvetlendirmek için doğru, dengeli ve bilinçli aktiviteleri hayatına katmanız yeterli olacaktır.

Çekirdek Kas Kuvvetini Arttırmak için Yapılabilecek Örnek Aktiviteler:

Yukarıdaki örnek testler sonucunda çocuğunuzun çekirdek kas kuvvetinin zayıf olduğunu tespit ettiyseniz size vereceğim örneklerle bu durumu tersine çevirebilirsiniz. Her gün en az 10 tekrarlı yapıldığında 1-2 ayın sonunda sonuç almaya başlayacağınıza emin olabilirsiniz.

  • Süpermen Duruşu: Yüzüstü yatış pozisyonunda Süpermen gibi kolları önde yukarı kaldırırken bacakları da hafif zeminden yükselterek 5-10 sn pozisyonunu korumaya çalışması. Çocuğunuz bu pozisyona gelemiyorsa önce sadece başını, sonra kol ve bacakları ekleyerek egzersizi zorlaştırabilirsiniz.
  • Emekleme pozisyonunda dizleri dirseklere çekme: İlk aşamada aynı taraf diz aynı taraf dirseğe değdirilir daha sonra çaprazlayarak hareket zorlaştırılır. Şınav pozisyonunda yapılması en zorudur.
  • Emekleme pozisyonunda kol ve bacakları uzatarak kaldırma: İlk aşamada önce tek tek kollar öne, bacaklar arkaya kaldırılırken ileri ki aşamada aynı taraf kol ve bacak, en son çapraz kol bacak iyice gerilerek uzatılmaya çalışılır.
  • Sırtüstü başı havada tutma: Sırtüstü eller ensede hem nefesi tutup hem tavana bakarak başı hafif yukarı kaldırma. Egzersiz sırasında nefesini tutması konuşmayı engellerken, heyecan ve endişenin azalmasını da sağlar. Önceleri başından destek vererek teşvik edebilirsiniz.
  • Sırtüstü ön kollar üzerinde dururken her iki ayağını karnına çekerek atılan topa vurmaya çalışma: İki ayakla vurma ilk aşama iken hızlı vurma, düz karşıya topu atma daha sonraki aşamadır.

Kaynak:

ANA SAYFA, YAZILARIM

DUYU BÜTÜNLEMEDE FIRÇALAMA TERAPİSİ

Duyularımız bize dünyadan gereken bilgileri verir. Duyular, vücudumuzun içindeki ve dışındaki uyaranlardan bilgi alır. Duyduğumuz her ses, yaptığımız her hareket, dokunduğumuz her nesne duyumlar üretir.

Duyusal Entegrasyon, kişinin vücudundan ve çevresinden aldığı tüm duyumları düzenleyen, böylece vücudun çevre içinde etkin bir şekilde çalışmasını mümkün kılan nörolojik bir süreçtir. Duyu Bütünleme Terapisinin en önemli yapıtaşlarından biri “FIRÇALAMA TERAPİSİ-WİLBARGER PROTOKOLÜ”dür.

FIRÇALAMA TERAPİSİ – WİLBARGER PROTOKOLÜ

Fırçalama Terapisi (Wilbarger Protokolü), duyu bütünleme terapisinde Duyu Diyetinin önemli bir parçasıdır. İsmini İş-Uğraşı Terapisti ve Klinik Psikolog olan “Patricia Wilbarger”den alan bu terapi, vücudun özel bir fırça ile fırçalanmasını içerir.

Fırça ile cilde yapılan derin basınç girişi derideki temas alıcılarını hedefler ve çocuğun merkezi sinir sistemini düzenlemesine yardımcı olur. Aşırı aktif reseptörleri sakinleştirebileceği gibi uyanıklık seviyesini normal seviyeye getirmeye yardımcı olur. Bu protokol, zihin-beyin-bedenin kendi kendisini organize etmesine yardımcı olmak için uyarıcı bir yöntemdir.

FIRÇALAMA TERAPİSİNİN UYGULAMA ALANLARI

Dokunsal savunuculuk semptomları sergileyen çocuklar dokunmaya son derece duyarlıdır. Genellikle dokunulmaktan korkarlar ya da direnmezler. Aktiviteler arasında geçiş yapmakta zorluk çekerler ve uyuşuk olabilirler. Duyusal arayışta olan, seçici yiyen, yetersiz motor koordinasyonu olan, denge sorunları olan çocuklara Fırça Terapisi önerilmektedir.

FIRÇALAMA TERAPİSİ UYGULAMA BASAMAKLARI

Fırçalama Terapisinin uygulama basamakları özel bir eğitim ve uzmanlık gerektirir. Terapistin seans sırasında yapması ve ailenin de bu konuda eğitilmesi çok önemlidir.

İlk adım olarak kıyafetler tamamen çıkartılmalı, ılık ve güvenli bir ortam yaratılarak çıplak deri üzerine yumuşak, plastik Duyu Fırçası ile kollarda omuzdan ele, bacaklarda kalçadan ayağa doğru derin basınç masajı yapılır. Fırçalama sonrası omuz, dirsek, el bileği, kalça, diz ve ayak bileği eklemlerine onar tekrarlı kompresyon/basınç yapılır. Ayrıca zıplamak, duvarı itmek, şınav çekmek, trambolinde zıplamakta eklem kompresyonunu çocuğun kendi kendine yapabileceği aktiviteler arasındadır.

Tam protokolün uygulanması 2-3 dk sürer. Yüz, göğüs ve mide bölgesi hassas bölgeler olduğu için fırçalanmaz. Bu alanların fırçalanması kusma, idrar kaçırma gibi olumsuz reaksiyonlara neden olabilir. Fırçalama Terapisi uygulama sırasında ya da sonrasında acı vermemeli veya fiziksel hasara sebep olmamalıdır.

FIRÇALAMA TERAPİSİ UYGULAMA ÖNERİSİ

İlk olarak 2 saatte bir çocuk uyanıkken uygulanması önerilir. Ancak terapi kişiye özel olarak değiştirilebilir. Sabah uyandıktan 90 dk sonra, akşam yatmadan 90 dk önce uygulanması önerilir.

Duyusal Entegrasyon için bu terapi çok önemlidir. Zorlanacağı bilinen bir alışveriş merkezi gezisi ya da doğum günü partisi öncesinde, rahat bir uyku için yatmadan önce çocuğun sinir sistemini hazırlamak için fırçalama terapisi uygulanabilir.

FIRÇALAMA TERAPİSİNİN OLASI SONUÇLARI

Fırçalama Terapisi (Wilbarger Protokolü) ile ilgili araştırmalar az olsa da, pratikte uygulandığında terapist, aile ve çocuk tarafından olumlu geri dönüşler alınmaktadır. Hatta bazı çocuklar seans sırasında/sonrasında kendi kendilerine duyu fırçasını kullanmaya istekli olabilmektedir.

Fırçalama Terapisinin tespit edilen yararları;

  • Düzenli uygulandığında duyusal yetersizlik ve kaygı düzeyinde azalma,
  • Tedaviden birkaç saate kadar süren sakinleşme duygusu,
  • Dikkat/odaklanma süresinde artma,
  • Sosyal etkileşimde artma,
  • Yeni durumlarla başa çıkma yeteneği,
  • Daha fazla iletişim,
  • Daha iyi uyku düzeni ve kalitesi,
  • Fiziksel yaralanmalarda azalma,
  • Otokontrol,
  • Öz farkındalık,
  • Proprioseptif sistemi uyarma,
  • Motor koordinasyonda artma,
  • Dokunulma korkusunda azalma,
  • Parasempatik sinir sisteminin(kalp hızının azalması, mutluluk hormonlarının artması, kan dolaşımında artma) aktive olması,
  • Ebeveyn ve çocuk arasında güvenli bağlanmanın oluşmasıdır.
YAZILARIM

PRENS / PRENSES NESLİ ÇOCUKLAR

Her anne-baba kendi çocuğunu biricik ve değerli görür. Bu nedenle çocuklarına “PRENS/PRENSES” ifadelerini kullanırlar. Çocuk içinde durum aynıdır. Ebeveynin yanlış davranışlarını fark etse bile, çocuk bunun yanlış olduğunu algılamaz. Yapılan pek çok araştırma göstermiştir ki, uzun yıllar ailelerinden şiddet gören çocuklar kendini suçlamakta, ebeveynine yönelik bir olumsuzluk hissetmemektedir. Uç nokta bir örnek olsa da ebeveyn çocuk arasındaki pembe gözlükler yadsınamaz.

ÇOCUK GELİŞİMİ

Ebeveynler, çocuklarının dil gelişimi, fiziksel ve zihinsel gelişimi ile ilgili de objektif davranamayabilir. Üç yaşında 3-4 kelime konuşabilen bir hastamın ailesine dil gelişimi ile ilgili değerlendirme yaptırıp yaptırmadıkları sorduğumda, babası “biz istediklerini anlayabiliyoruz” demişti. Mevcut durumda problem olduğu düşünülmüyorsa çarede aranmaz.

Bebekler doğdukları zaman çocuk hastalıkları uzmanı tarafından muayene edilir. Daha sonra aşılar için ya doktora ya da sağlık ocağına giden bebek her seferinde detaylı değerlendirilemeyebilir. Ebeveyn normal fiziksel, zihinsel, dil gelişimi ile ilgili gerekli donanıma sahip değilse erken müdahale için gerekli olan erken tanı konamaz.

Bu yazımda, bebek ve çocukluk çağı uzman ve uzmanlık alanları hakkında bilgilendirme yapmak istiyorum.

ÇOCUK İLE İLGİLİ UZMANLIK DALLARI

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı (Pediatrist), altı yıl tıp fakültesini bitirdikten sonra TUS (tıpta uzmanlık sınavı) sonucuna göre dört yıl daha Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ile ilgili eğitim araştırma ya da üniversite hastanelerinde eğitim almaktadır. Doğumdan ergenlik dönemine kadar (0-16 yaş arası) fiziksel ve zihinsel gelişim, beslenme, aşı, tahlil-tetkiklerin yapılması ve yorumlanmasını da içeren çok geniş bir dönemi ve içeriği kapsamaktadır. Gelişim geriliğinin düşünüldüğü alanlarda ilgili uzman birime yönlendirme yapılması, tüm yaşamı boyunca kalıcı izler bırakabilecek sorunların tespiti açısından da çok önemlidir. Ana-Çocuk Sağlığı Merkezleri, Sağlık Ocakları, Devlet Hastaneleri ve Özel Hastanelerin ilgili birimlerinde bebek izlemi, sağlam çocuk kontrolleri ya da çocuk sağlığı izlemlerini yaptırmak mümkündür.

Doktorunuz yaptığı detaylı değerlendirmeler sonucunda Psikolog, Çocuk Gelişimi Uzmanı, Çocuk Nöroloji Uzmanı, Çocuk Endokrin Uzmanı, Beyin ve Sinir Hastalıkları Cerrahisi Uzmanı, Fizyoterapist gibi uzman kişilerin görüşüne başvurmak için sizi yönlendirebilir.

Fizyoterapist, dört yıllık lisans mezunu uzmandır. Sağlıklı bireyin yaralanmasının önlenmesi ve sağlık durumunun devamlılığının korunması, yaşam kalitesinin ve süresinin uzatılmasında önleyici ve koruyucu rehabilitasyon programının, her türlü yaralanma/hastalık sonrasında oluşan hareket bozukluklarında, yaşlılıkta ağrı ve fonksiyon bozukluğunda fizyoterapiye özel değerlendirme ve tedavi programını planlayıp uygulayan uzman sağlık çalışanıdır. Bebek ve çocuğun fiziksel gelişimi ile ilgili detaylı değerlendirme yaparak gerekli olan bireysel egzersiz programını oluşturma, günlük yaşam aktiviteleri, taşınma/pozisyonlama ile ilgili aileyi bilgilendirir. Terapi programının bizzat uygulayıcısıdır. Lisans sonrası yüksek lisans/doktora programları aracılığıyla, kurs , seminer, kongre katılımları ile çocuk ile ilgili değerlendirme ve tedavi programları ile ilgili donanımlarını genişletebilirler. Devlet Hastanelerinde, Üniversite Hastanelerinde, Fizik Tedavi Dal Merkezlerinde, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinde çalışan Fizyoterapistlere başvurarak bilgi alarak sorularınıza en doğru yanıtları alabilirsiniz.

Çocuk Gelişimi  ve Eğitimi Uzmanı, 0-12 yaş arası çocukların tüm gelişim (zihinsel, dil, motor, öz bakım, sosyal, duygusal) alanlarına yönelik değerlendirmelerin takibini, eğitim hizmetlerini dikkate alarak program yapan ve uygulayan, üniversitelerin dört yıllık lisans programlarının Çocuk Gelişimi ve Eğitimi bölümü mezunu profesyonellerdir. Devlet Hastanesinde, Özel/Devlet Anaokullarında, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon merkezlerinde çalışan Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanından ebeveyn olarak değerlendirme, bilgilendirme ve takip isteme hakkınız her zaman vardır.

Psikolog, üniversitelerin dört yıllık “psikoloji” bölümünden mezun olan sağlık elemanıdır. Çocukluk ve ergenlik döneminde yaşanan sosyal problemler, öğrenme güçlükleri, aile içi çatışmalar ile ilgili psikoterapiyi, psikolog uygular. Son yıllarda daha da popüler olan “Oyun Terapisi” ile değerlendirme ve tedaviyi bir arada uygular. İlaç tavsiye etmez ya da reçetelendirmez. Tavsiyelerde bulunarak problemin ortadan kalkmasına yardımcı olur. Özelleşmiş bazı gelişim testlerini uygulayarak çocuğun ruhsal ve zihinsel gelişimi ile ilgili net bilgi verebilir.

Pedagog, çocuk eğitimcisi, çocuk psikoloğudur. Türkiye’de Pedagog yetiştiren bir Lisans Programı veya Yüksek Lisans Programı yoktur. Psikoloji veya Psikolojik Rehberlik ve Danışmanlık Bölümünden mezun olan uzmanlar “psikoloji” alanında Yüksek Lisans veya Doktora yaparak, çocuk psikolojisi alanında eğitimler alarak, çocuklarla çalışarak kendilerini yetiştirmektedirler. Ayrıca Çocuk Gelişimi ve Eğitimi ile ilgili de eğitim almış olmaları gerekir. “Oyun Terapisi” aracılığıyla 0-18 yaş arası çocuklarla ve aileleriyle çalışır. İlaç yazamaz, çeşitli terapi yöntemleri ile çocuğun terapisine destek olurken aileye çocuk psikolojisi konusunda danışmanlık sunar.

HEDEF SAĞLIKLI TOPLUM

Görüldüğü gibi bebeklik, çocukluk ve ergenlik döneminden sonra birey olacak olan insanoğlunun yetiştirilmesi ve büyütülmesi uzun, zorlu bir yolculuktur. Sağlıklı toplum için sağlıklı ebeveyn ve çocuk şarttır.

Henüz aydınlanmamış ebeveynler çocuklarını yok sayarlar. Aydınlanmış ebeveynler ise çocuklarının hayatlarını mutlu ve güvende kılmak için yapabilecekleri her şeyi yaparlar. Çocukları prens/prenses olarak nitelemek belki de onlara yapılan en büyük haksızlıktır.

ANA SAYFA, YAZILARIM

1-4 YAŞ NORMAL GELİŞİM EĞRİSİ

Çocuğunuzun gelişimi burada yazılan özelliklerden farklılık gösterebilir. Bu belirtiler çoğunluğu yansıtmaktadır. Çocuğunuz kendi yaş grubundan daha ileri seviyedeki özelliklere uygun olabilir. Ayına uygun olanları yapamıyorsa konunun uzmanına danışmanız faydalı olacaktır.

13. AY NORMAL GELİŞİM

  • Rahatlıkla yürür
  • Koruma refleksi de gelişir. Düşmelerden artık korkmaz
  • Normal boyuttaki bardağı kullanabilir
  • Yemeğini kendi yemek isteyebilir
  • İstediği cisme ulaşmak için aşması gereken engelleri motor planlama yaparak aşar
  • Oyuncakları ile fonksiyonlarına yönelik oynar
  • Saklambaç vb kurallı oyunları oynayabilir
  • ”Nerede?” sorusuna cevap verecek hareketlerde bulunur
  • 3-4 kelime kendi jargonu ile konuşur

14. AY NORMAL GELİŞİM

  • Çömelme pozisyonunda düşebilir
  • Engebeli, yumuşak yüzeylerde daha dengeli yürür
  • Üç küpü üst üste dizebilir
  • Çiviyi deliğe sokmaya çalışır
  • Kaşık, çatalı öğretilirse rahatlıkla kullanır
  • Eşyalara kendince isimler verir
  • İtiraz edebilir İstediği nesneyi işaret eder ve ne yapmak istediğini belirtir
  • Farkındalığı arttığı için korkmadığı bazı durumlar/eşyalardan korkabilir

15. AY NORMAL GELİŞİM

  • Merdivende sürünerek çıkıp inmeye çalışır
  • Her yere tırmanmak ister
  • Kendi isteği doğrultusunda durur, çömelir, atlar, zıplar, öne/geri yürür, koşar
  • 4-10 arası küpleri üst üste kabaca da olsa dizebilir
  • Saçını taramaya çalışır
  • Kitapları inceler. Sayfaları çevirir.
  • Empati yeteneği bu dönemde gelişmeye başlar
  • Oyuncaklarının çalışma mekanizmalarını öğrenir
  • Vücut bölümlerini bilir
  • Ne yapması gerektiği söylenince komutları yerine getirir
  • Kelimelerin telaffuzu daha düzgündür
  • Dünyayı keşfedip öğrenmeye çalışır

16-19. AY NORMAL GELİŞİM

  • Tutunarak merdiven çıkar. İnerken emeklemeyi tercih edebilir
  • Elinde eşya ile koşabilir
  • Geri geri yürür
  • Tek ayak üstünde kısa süre durur. Topa vurur
  • Boya kalemi verildiğinde bununla boyama yapılacağını bilir
  • Bağımsız ve kendi istediğini yapma bu dönemde baskın olmaya başlar
  • Uyurken kendini güvende hissedebileceği bir eşyaya ihtiyaç duyabilir
  • Uyumak istemeyebilir
  • Yardımla dişlerini fırçalayabilir
  • Şekilleri deliklere yerleştirir
  • Yarım cümleler kullanır
  • İstediğini sözel ifade eder. Kucaklamayı, öpmeyi, el sallamayı isteyerek yapar
  • Eşyaların, hayvanların taklidini yapar
  • Objeleri inceleme, ağıza götürme, fırlatma maksimum düzeye ulaşır
  • Günlük yaşam becerilerini ( banyo yapmak, giyinme, diş fırçalama) kendisi istekli yapar
  • 25 kelimelik sözcük dağarcığı vardır
  • Denemeler yaparak etrafı tanımaya ve keşfetmeye çalışır
  • Tuvalet eğitimine bu aylarda başlanabilir

20-21. AY NORMAL GELİŞİM

  • Tek elle tutunarak merdiven iner
  • Yardımsız geometrik şekilleri çizmeye çalışır
  • Geometrik şekilleri eşleştirmeye başlar
  • Diğer canlılarla ilgilenme, sevme başlar
  • Ağzına sadece yenebilecek şeyleri götürür. Keşfetmek için ağzını kullanmaz
  • Anahtar gibi objeleri göstererek kapının açılmasını ister
  • Ufak tefek ev işlerinde yardım eder
  • Sosyal konuşmalara başlar. Kelimeleri doğru ve yerinde kullanır
  • Duyguları anlamaya başlar

20-21. AY NORMAL GELİŞİM

  • 22-24 AY
  • Sıralı merdiven iner
  • Kapı kolunu kullanarak kapıyı açar
  • Eşleştirme ve sınıflama yapabilir
  • Kendi oyunu ve kurallarını oluşturmaya başlar
  • Zamirleri anlar. Kendi adını söyler
  • Kısa cümleler kurar. Konuşmasının %50’si anlaşılır

2-3 YAŞ BÜYÜK ve KÜÇÜK KAS GELİŞİMİ

  • Yan yan yürüyebilir
  • Merdivenden tutunarak iner çıkar
  • Tutunmadan sandalyeden kalkar
  • Engeller arasında yürür
  • Dengeyi bozmadan çömelip kalkar
  • Parmak uçlarına kalkar
  • Bir kaç sn tek ayak üzerinde durur
  • Topa koşar, durur ve topa vurur
  • Zıplar
  • Üç tekerlekli bisiklet kullanır
  • 3 parçalı yap-boz yapar
  • Renkleri, resimleri, nesneleri eşleştirebilir
  • Parmak boyası yapar
  • Daire karalama yapar. Şekli taklit eder
  • Büyük boncukları ipe dizer
  • Resimli kitaplarda sorulan yerleri parmağı ile gösterir

2-3. YAŞ DİL ve SOSYAL BECERİ GELİŞİMİ

  • 50-200 arası kelime dağarcığı mevcuttur
  • Sırasını bekleyerek konuşur
  • Oynarken oyuncakları ile iletişime geçerek konuşur
  • Yetişkinin söylediklerini anlar. Talimatları yerine getirir. Getir, götür, atı ver, resmi göster…
  • 2 sözcüklü cümleler kurar, taklit eder
  • 10 dk kadar (masal, müzik, çizgi film) dikkatli ve isteyerek dinleme yapabilir
  • Basit ev işlerine yardım eder
  • Evcilik oynar
  • Pipet kullanabilir
  • Kıyafetlerini giyer, çıkartır
  • Yakın aile bireylerinden ağlamadan ayrılır
  • Gözetim altında dişlerini fırçalar, tuvaleti kullanır, ellerini yıkar –kurular

3-4. YAŞ KAS, DİL ve SOSYAL BECERİ GELİŞİMİ

  • Büyük eşyaları iterek ileri, geri, yana yürür
  • Tek ayak üzerinde durur
  • Parmak ucunda yürür
  • Koşma normalleşir
  • Engelleri aşar, köşe döner
  • Duvar merdivenine tırmanır
  • Denge tahtası üzerinde az yardımla yürür
  • Koşarken topa vurabilir(isabet ettiremeyebilir)
  • Öne, yana, geri zıplar. 4-10 cm yüksekliğe zıplayabilir
  • Basit resimler çizer. Şekilleri kopya eder
  • 8 parçalı yap-bozu yapar
  • Kurmalı oyuncağı çalıştırır
  • Renkleri, şekilleri, harfleri eşler
  • Grup oyununda kurallara uyar. Sırasını bekler. Çocuklarla iletişime geçer.
  • Cinsiyetini bilir
  • Tehlikeleri fark eder
  • Çatal, kaşık ile yemek yer
  • Çıt çıt, fermuar kullanabilir
  • Büyük düğmeleri ilikler
  • Kendi başına tuvalete gidebilir
  • Dişlerini fırçalar. Elini, yüzünü yıkar
  • Dinlediği sırada sorulan basit sorulara sözle / işaretle cevap verir
  • Anlatıcıya dikkatini yönlendirir

0-12 Ay Normal Gelişim Evreleri yazısına buradan ulaşabilirsiniz

Kaynak: http://helpmegrowmn.org/HMG/DevelopMilestone/MotorMilestones/index.html https://pathways.org/topics-of-development/motor-skills/ https://www.chrichmond.org/Resource-Library/Gross-Motor-Skills-Birth-to-5-years.htm https://mutlubebekler.com/bebeklerde-aylara-gore-motor-gelisim-rehberi “Pediatrik Fizyoterapi Rehabilitasyon” kitabı “Normal Motor Gelişim” syf 1-15 “Türkiye Çocuk Nörolojisi Derneği” resmi web sayfası

YAZILARIM

0-12 AY NORMAL GELİŞİM EĞRİSİ

Ebeveyn olma yolculuğu, bebek daha anne karnındayken başlar. Endişeler de beraberinde gelir. Ailelerin en büyük sorunu, bebekleri için normal gelişimi tam olarak bilmemelerinden dolayı kendi çocuklarındaki farklılıkları göremeyerek, olası durumda erken teşhisi geciktirmeleri ihtimalidir.
Rutin olarak doktor kontrollerine giden bebeklerde bile ya doktorun dikkatsizliği ya da gecikmenin etraftaki insanlar tarafından normal olduğunun söylenmesi ile farklılıklar göz ardı edilmektedir.

İlk çocuksa, etrafında eşlenik bebek yoksa ya da ebeveynler ilgisizse erken tanı ile tedavi edilebilecek olan vakalar, maalesef kısır döngüye girebilmektedir.

Ailenin çocuğundaki geriliğin farkına varması ve kabullenmesi zordur. Yürüyememe ilk fark edilen gelişim geriliği iken az kelime kullanımı, anlamsız dil yaratımı ile konuşmanın gecikmesi pek önemsenmez. Fiziksel gelişme geriliği ise güvensiz yürüme, legolarla oynayamama, boya yapamama vb sonuçlara neden olur. En çok ihmal edilen ise sosyal ve duygusal gelişim geriliğidir. Çekingen, sessiz, uslu gibi yakıştırmalar ile durum geçiştirilir. Zihinsel gerilik ise, çoğu zaman okula başlama döneminde tespit edilen önemli bir problemdir.

Ebeveynler, çocuklarının etiketlenmesinden çekindiği için genelde düzenli doktora, psikologa, pedagoga götürmezler. Ancak 0-3 yaş arası altı ayda bir, 3-6 yaş arası yılda bir kez alanında uzman kişiler tarafından yapılan gelişim değerlendirmesi erken tanı için gereklidir. Yapılan birçok araştırmada göstermiştir ki, annenin çocuğuyla ilgili olumsuz bir şey hissetmesi %80 doğru çıkmaktadır.

Doğumdan beş yaşına kadar süren normal fiziksel (kaba ve ince motor), duygusal, sosyal, dil, zihinsel ve kişilik gelişimi ile ilgili derlediğim notları sizlere aktaracağım.

1. AY NORMAL GELİŞİM

  • Yenidoğanın hareketleri azdır
  • Zamanının büyük bir bölümünü uyuyarak geçirir ve uyurken ellerini sıkı yumruk yapar
  • Ay sonuna doğru çenesini kaldırabilir
  • Beslenirken ve onunla konuşurken dikkatle izle
  • İşitme duyusu gelişmiştir. Anne sesini ayırt eder
  • Ay sonuna doğru yetişkin sesine gülebilir ve agu vb sesler çıkarabilir
  • Boğazdan anlamsız inilti sesi çıkarır
  • Sesten irkilebilir
  • Stres dışı ağlayabilir
  • Dudak ve çevresine dokununca emme refleksi vardır
  • Oyuncak yerine yüzlere odaklanır
  • Güvenli bağlanmanın temellerini oluşturan göz teması bu dönemde başlar
  • 15-20 cm uzaklıktaki cisimleri, yüzü takip eder. Siyah-beyaz cisimlere göz diker
  • Doyurma, korunma, sevgi ve duygusal korunmaya ihtiyaç duyar

2. AY NORMAL GELİŞİM

  • Refleksleri belirginleşir. Avuç içi, ayakaltına dokununca parmaklarını kapatır
  • Emmesi artar. Parmağını emmeye başlayabilir
  • Sırtüstü/yüzüstü göğsünü hafifçe yerden kaldırabilir
  • Oturma pozisyonuna getirildiğinde başını öne doğru eğer  
  • Kendi ayağına uzanabilir
  • Büyük eşyaları takip başlamıştır ve gözünü bir noktaya sabitler
  • Görsel korkma gelişir
  • Anne/babayı tanır ve bilinçli gülümser
  • Bebeğe gösterilen oyuncak saklanınca şaşırır
  • Seslere tepki oluşur ve konuşmalara odaklanır
  • Harf benzeri ses çıkarır

3. AY NORMAL GELİŞİM

  • Yüzüstü ön kolları üzerinde kalkmaya çalışır
  • Kendi kendine sallanır
  • Ellerini birleştirir, kavrar, iter, vurur
  • Ellerini ağzına rahatlıkla götürür
  • Bu aydan itibaren kişileri ayırt etmeye başlar
  • Cisim ve kişileri takip eder
  • Mimik hareketleri başlar
  • Sesin kaynağına bakar
  • Konuşanları ayırt eder ve ses çıkararak cevap vermeye çalışır
  • Kıkırdamalar başlar

4. AY NORMAL GELİŞİM

  • Dönme denemelerine başlar
  • Destekli otururken başını dik tutar.Dirseklerinden destek alarak öne arkaya sallanır
  • Cisimlere uzanır, tutar, kavrar. Cisimleri elden ele geçirir, ağzına sokar (Dokunma Duyusu temelleri atılır )
  • Ses çıkaran oyuncakları sallar
  • Yabancıları tanır. Dikkatli bakar hatta korkmaya başlar
  • Seslere gülerek yanıt verir
  • Ağlarken tanıdık bir ses duyunca ağlamayı bırakır ve dikkatle dinler
  • Yüksek sesle güler
  • Anlamsız sesler çıkarmaya çalışır

5. AY NORMAL GELİŞİM

  • Kalçaları üzerinde desteksiz oturmaya başlar ve kafasını dik tutabilir
  • Yüzüstünden sırtüstüne dönmeye başlar
  • Objeleri, ayaklarını ağzına götürür
  • Eşyalara uzanır, tutmaya çalışır Püre halindeki gıdaları çiğnemeye başlar
  • Eşyalara yönelir, incelemeye başlar
  • Sosyal ve duygusal gelişim ile bakımını üstlenen kişiyi tanır, bağlanır
  • İsmini duyduğunda ilişki kurar, yanıt vermeye çalışır
  • Agulama başlar. İki heceli ve sinirlendiğini gösteren sesler çıkarır

6. AY NORMAL GELİŞİM

  • El desteği ile kısa süreli oturmalar başlar
  • Yüz üstünden sırt üstüne dönmeye başlar
  • Yüzüstü elleri üzerinde gövdesini kaldırır ve tek eli ile uzanırken diğer elinin destek olarak kullanır
  • Ayakta durma pozisyonunda her iki ayağına yük alarak hafif zıplama hareketi yapabilir  
  • Elindeki yiyecekleri ağzına götürüp yemeye başlar
  • Neden-sonuç ilişkisi kurmaya başlar  
  • Birden çok hareketi planlayarak kendi başına eğlenir. Böylece oyun davranışları göstermeye başlar
  • Yetişkin hareketlerini izleyerek taklit etmeye çalışır
  • Söylenen sözün tonlamasına dikkat eder. Sert “hayır” sözcüğü duraksa/ağlama ile sonuçlanır
  • Kucağa alınmak istediğini vücut hareketleri ile anlatabilir
  • Konuşulanları dinleyip ses kesilince kendi jargonu ile konuşmaya başlar
  • Ayna karşısında gülümseme ve ses çıkarmada bu ayda başlar

7. AY NORMAL GELİŞİM

  • Desteksiz rahatlıkla oturur ( Vestibüler Sistem )
  • Genelde en rahat olduğu yüzüstü pozisyonu tercih eder                                               
  • Emeklemeye hazırlık olarak yüzüstü el ve ayakları üstünde hafif kalkarak öne-arkaya ve yanlara sallanmaya başlar    
  • Sürünme başlar
  • Otururken düşeceği tarafa elini koyarak vücudunu destekler
  • Havada ya da yere hafif bastırıldığında adımlamaya başlar
  • Yiyecekleri seçerek kendi isteği ile rahat kavrar ve doyduğunu belli eder ( Tat Alma Duyusu)
  • İstemediği gıdaları reddeder
  • Eline aldığı cisimleri keşfetmeye çalışır
  • Cisimlerin saklandığı yeri bulmaya çalışır
  • Yakın kişiler ile yabancıları rahatlıkla ayırt eder
  • Müzik ile birlikte ritm tutar
  • Kendi çıkardığı sesleri ve etrafını dinleyerek keşfetmeye çalışır
  • Cisimlerin isimlerini öğrenir ve ismi söylenen cisme bakar
  • Heceleme artar

8. AY NORMAL GELİŞİM

  • Kendi kendine oturma pozisyonuna geçebilir
  • Emekleme başlayabilir. Sürünme hızlanır ve diz üstünde durmaya başlar
  • İnce el becerileri gelişmeye başlar. Biberon şişesini, ufak bardakları kavrar, kaldırır. Kaşık kullanmaya başlar
  • Düşürdüğü eşyaları arar ve düşürdüğü yerden almaya çalışır
  • İşaret parmağı ile istediği nesneyi gösterir
  • Sevinç, üzüntü, şaşırma vb duygusal tepkiler belirginleşir
  • Kelimeleri anlar, okunulan kitabı dinler
  • Al, gel, tut gibi emirleri yerine getirir
  • İkileme (baba, dede, mama) yapar
  • Bazı kelimeleri bilinçli bir şekilde söylemeye çalışır ve ilgi çekince gülümser
  • Bağırarak, ses çıkartarak ilgi odağı olmaya çalışır
  • Baş hareketi ile istediğini anlatır
  • 10- 20 arası kelimeyi tekrar edebilir

9. AY NORMAL GELİŞİM

  • Bağımsız olarak yerden kalkabilir ve destekli yürür
  • Birden fazla cismi kavramaya başlar ve dominant eli belirginleşmeye başlar
  • Başparmak ve işaret parmağı arasında tutma başlar
  • Top oynar. Atılan topu geri atar
  • Dişleriyle artık rahatlıkla yiyecekleri ısırır
  • Problem çözme becerisini geliştirdiği için istediğini nasıl yaptırabileceğini öğrenir
  • Duyduğu çoğu sesi taklit etmeye çalışır. Mırıldanır. Tanıdık kişilerin seslerinin tanır
  • Gösterilen cismi takip eder

10. AY NORMAL GELİŞİM

  • Eşyaları rahatlıkla kavrar
  • Elinden tutularak ayakta durur ve destekli yürüme başlar
  • Eline uygun bir bardaktan kendi suyunu içebilir yani kavraması gelişmiştir
  • Küpleri üst üste dizer. Düşmesini engellemek için destekler
  • Alıcı ve ifade edici dili gelişmiştir. “Baba” der ve el sallar
  • El sallama hareketini uygun sesle birlikte yapmaya başlar
  • Kelimeleri anladığını belirten hareketler yapar  

11. AY NORMAL GELİŞİM

  • Artık oturduğu yerden ayağa kalkana kadar bağımsız hareket eder
  • Tek elinden kendini destekleyerek yürümeye başlar
  • Nedensiz cisimleri fırlatmaya başlar
  • Karıştırma hareketini yapar
  • Giyinip soyunmaya aktif olarak yardım eder
  • Fotoğraf, resim, kitap… incelemeleri başlar
  • Sözlü müziklere vücuduyla eşlik eder, zıplar
  • Saklama/saklanma oyunları oynar
  • Artık anlamlı kelimeler kullanmaya başlamıştır. Yardım isteğini ifade edecek hareketlerde yapar

12. AY NORMAL GELİŞİM

  • Desteksiz ayakta durmaya başlar
  • Bağımsız adımlama/paytak yürüme başlar. Ortalama olarak 12-14 ayları arasında yürüme gerçekleşse de 9-18 ay arası yürüme periyodu genişletilebilir
  • Çok fazla düşebilir. Etrafı düşünce zarar gelmemesi için düzenlenmeli ve müdahale etmeden panik yapılmamalıdır
  • Elleri doluyken yürüyebilir
  • Karalama yapar
  • Küçük topu tutar. Sallayınca ses çıkaracak eşyaları sallamayı bilir
  • Çoraplarını, ayakkabılarını, şapkasını çıkarmada aktif rol alır
  • Problem çözme becerisi iyice gelişmiştir. Oyuncaklarını daha dikkatli arar
  • Paylaşmayı sevmez. Yaşıtlarıyla oynamak istemez
  • 2-3 kelimeyi bilinçli söyler. Söylenen eşyaya bakar
  • Jest ve mimikleri takip eder ve kendi de kullanır
  • Bu dönemde tüm ilginin onda olmasını ister. Bu ilginin oluşması için dokunma, ağlama, çekiştirme… vb tüm iletişim yöntemlerini kullanır. Ailenin, yakınlarının bu duruma yaklaşımı güven duygusunun gelişiminde çok önemlidir

1-4 Yaş Normal Gelişim Evreleri buradan okuyabilirsiniz.

Kaynak: http://helpmegrowmn.org/HMG/DevelopMilestone/MotorMilestones/index.htmlhttps://pathways.org/topics-of-development/motor-skills/https://www.chrichmond.org/Resource-Library/Gross-Motor-Skills-Birth-to-5-years.htmhttps://mutlubebekler.com/bebeklerde-aylara-gore-motor-gelisim-rehberi “Pediatrik Fizyoterapi Rehabilitasyon” kitabı “Normal Motor Gelişim” syf 1-15 “Türkiye Çocuk Nörolojisi Derneği” resmi web sayfası

YAZILARIM

DUYU BÜTÜNLEME BOZUKLUĞUNUN OLASI SEBEPLERİ

Pek çok hastalık ve/veya sendrom için “nedeni bilinmeyen” tanımı kullanılırdı. Teknolojinin ve görüntüleme yöntemlerinin çok gelişmesi, tanı kriterlerinde standartların oluşturulması ile artık bu tanım anlamını yitiriyor. Farklı ülkelerde yapılan araştırmalar olasılık yüzdelerini kanıtlarla ortaya koyarak, tanı ve tedavide yüksek isabet yakalamaya yardımcı olmaktadır. Bu durum, duyu bütünleme bozukluğuna yüksek olasılıkla neden olabilecek sebepler için de geçerlidir. Hala tam olarak bilinmeyen nedenlerin varlığı kabul edilmekle birlikte, duyu bütünleme bozukluğu için aşağıdaki faktörlerin etkilerine dikkat etmek gerekiyor:

  • Genetik faktörler
  • Anne karnındaki fetüsün içine çektiği kimyasallar, ilaçlar, kurşun zehirlenmesi
  • Annenin hamilelikte sigara, alkol, uyuşturucu madde kullanımı,
  • Çoklu doğum,
  • Hamileyken annenin viral, kronik hastalık geçirmesi ya da duygusal stres yaşaması,
  • Prematüre ya da düşük doğum ağırlığı,
  • Acil sezeryan ya da bebeğin oksijensiz kalması,
  • Bebeğin maruz kaldığı çevresel zararlı maddeler,
  • Çocuk istismarı ya da savaş gibi aşırı uyaranlar,
  • Uzun süre hastanede yatma,
  • Yetimhanede yetişme

Bu faktörlerin bir veya birkaç tanesinin olması Duyu Bütünleme Bozukluğunu akla getirmelidir.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, özel öğrenme güçlüğü, disleksi, otizm, asperger sendromu, psikolojik bozukluklar (Obsesif Kompulsif Bozukluk, Bipolar Bozukluk…), bazı genetik hastalıklar (Angelman, Prader-Willi, Frajil X Sendromu…) ve alerjiler ile duyu bütünleme bozukluğu arasındaki ayırıcı tanı, dikkatle konulmalıdır. Doğru tanı ve doğru tedavi ile iyileşme mümkün olur.

ANA SAYFA, YAZILARIM

KAS GÜCÜ ile BEYİN AKTİVİTESİ BAĞLANTISI

Ebeveynler genellikle çocuklarının yapabildiklerine değil yapamadıklarına odaklanır. Okuyamamak, anlayamamak, matematik işlemlerini yapamamak, talimatları takip edememek, sınıfta dışlanmak gibi bir çok konu ile ilgili eksiklikleri görürler ama neden mevcut potansiyellerini kullan(a)madıklarını bilmezler.

Çocuklarında Duyu Bütünleme ile ilgili problem olabileceğini çoğu aile bilemez. Işığa, sese, dokuya hassasiyetin olması, proprioseptif duyu problemleri nedeniyle çocuk okuma, yazma, odaklanma, iş birliğinde bulunma gibi akademik beceriler için gerekli eğitsel yönergeleri öğrenemeyebilir. Fiziksel, Zihinsel, Duyusal ve Duygusal Normal Gelişim Eğrisine uygun olarak büyümeyebilir. Duyu Bütünleme Bozukluğu teşhisi konduktan sonra, Duyu Terapisinin çocuğuna yardımcı olacağına ikna olmayabilir ya da inanmayabilir.

Rekabetin Etkileri

Bugünün çocukları arasındaki rekabet baskısı ve akademik seviyede başarılı olmaları yönündeki çabalar eskiye göre çok fazladır. Küçük yaşta uzun saatler oturarak ders dinlemeleri, bir çok konuda uzman olmaları, projeler yaratmaları, keşifler yapmaları, hızlı öğrenmeleri, bir çok görevi aynı anda mükemmel yapmaları istenmektedir.

Önceki nesillere göre bebeklikte yardımcı taşıyıcı araçların (bebek arabası, taşıma puseti, araba koltuğu) kullanımı (konteyner bebek sendromu), çocukluk döneminde hareket risklerinin (ağaca tırmanma) daha az olması, elektronik cihazlarda(video oyunları) uzun zaman geçirilmesi nedeniyle aktif göz takibinin azalması, günün büyük bölümünü okulda geçirerek oyun temelli hareketten uzaklaşma (vücut dengesinin farklı pozisyonlarda korunması, vücudun her iki tarafının koordinasyonu, masa başı uzun süre oturma, sportif aktivitelere katılım için gerekli) gövde çekirdek(core) kaslarını zayıflatır. Bu durumda Duyu Bütünleme Bozukluğu, Otizm, Disleksi, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu gibi öğrenme güçlüğüne neden olan hastalıkların görülme oranının yükselmesine neden olur.

Anaokulu çocukları üzerinde yapılan çalışmalarda, eğitim başarısının doğrudan olgunlaşmamış motor beceriler ile bağlantılı olduğunu destekleyen bulgular vardır.

Her beden bölümünün aktif hareketi, daha yüksek öğrenme için beyni tetiklemede kilit rol oynar. Tahtadaki yazıyı kağıda geçirebilmeleri için boyun ve omuz kas kuvvetinin yeterli olması, el-göz koordinasyonunun da iyi olması gereklidir. Bunu yapamayan çocukların çömelme ya da sırtüstünden tutunmadan ayağa kalkma gibi hareketlerde zorlandığı görülebilir.

Çocuklarda görülme sıklığı çok yüksek olan bir diğer problem “sınıfta dikkat ve odaklanma güçlüğü” dür. Vestibüler duyu bozukluğu çocukların, etraflarına çarpmalarına, sakarlıklara neden olurken, dikkatlerini bir noktaya vermelerine engel olur. Çekirdek kaslarının kuvvetli, göz hareketlerinin koordineli olması, iç kulaktaki denge merkezini uyarılması için uygulanan duyu bütünleme terapi programı ile öğretmenin talimatlarına odaklanarak çocuğun öğrenmesi desteklenebilir.

Bu çocuklar zeki olmadıkları için değil, sınıfta odaklanma ve bilgiyi işlemeleri için gerekli fiziksel ve duyusal becerilere, kuvvetli çekirdek kaslarına sahip olmadıkları için okulda başarısız olmaktadırlar.

Tüm bu nedenlerden dolayı ebeveynler olarak biz, çocukları sportif aktivitelere yönlendirmeli ve desteklemeliyiz.

ANA SAYFA, YAZILARIM

DİKKAT: KIRMIZI ALARM DURUMLARI

Her duyunun kendine özel hassasiyeti ve kırmızı alarm durumu farklıdır. Birden fazla duyuda kırmızı alarm durumlarının olması da duyuların bağlantılı çalışmasından kaynaklıdır. Objektif ve sakin bir şekilde aşağıdaki maddeleri okuyup cevaplayarak, çocuğunuz ile ilgili Duyu Profili oluşturabilir ve hassasiyetlerini öğrenebilirsiniz. “Evet” sözcüklerinin fazlalığı size yol gösterici olacaktır.

Taktil (dokunma) Duyu ile ilgili kırmızı alarm veren ipuçları:

Taktil Duyusu
  • Yüz, el gibi vücudunun belli bölgelerine dokunulmasına hassas olma
  • Habersiz ya da dostça dokunulduğunda agresif olma
  • Parmak boyası, hamur oyunu, elle yemek yeme gibi aktivitelerden kaçınma
  • Saçının taranması ve tırnaklarının kesilmesine hassas olma/aşırı tepki gösterme
  • Yıkanmaktan/duş almaktan hoşlanmama
  • Habersiz dokunulmaktan hoşlanmama/aşırı tepki gösterme
  • Öpülmekten, sarılmaktan hoşlanmama
  • Çıplak ayak çimen, kum, toprak gibi yüzeylere basamama
  • Yazın uzun kollu/kalın, kışın kısa kollu/ince kıyafetler tercih etme
  • Belli dokudaki giysilere tolere edememe
  • Oyun oynarken diğer kişilerden izole oturma

Vestibüler (denge) Duyusu ile ilgili kırmızı alarm durumları:

Vestibüler Disfonksiyonlu Çocuk – harekete yüksek tolerans aşağıdaki belirtilerden bazılarına sahiptir:

  • Sabit, uzun süreli oturmakta zorluk çekmesi
  • Hareketini durduramaması
  • Dikkatini bir noktaya vermekte zorlanma
  • Zıplama, atlama ihtiyacı hissetme
  • Oyun sırasında aşırı risk alması
  • Her zaman zarar görecekmiş gibi hareket etmesi
  • Baş dönmesini yaşamaması
  • Uzun süreli dönme aktivitelerine toleransının yüksek olması

Vestibüler Disfonksiyonlu Çocuk – Gravitasyonel Güvensizlik, aşağıdaki semptomlardan bazılarına sahiptir:

  • Ayakları yerde olmadığı zaman endişeli davranma
  • Düşme korkusu olması
  • Tırmanmaktan korkma
  • Oyun alanlarında oynamaktan kaçınma
  • Kafanın aşağı veya geriye doğru eğik durmasından hoşlanmama
  • Atlama, zıplama aktivitelerinden kaçınma
  • Merdivenlerden inip çıkarken dikkatli, yavaş olma
  • Engebeli yüzeylerde yürümek istememe/zorlanma
  • Hareketli iken dengeyi sağlamakta zorlanma

Proprioseptif Duyu ile ilgili kırmızı alarm durumları:

  • Beden farkındalığı konusunda zayıf olma
  • Yeni hareketlerin planlanmasında zorlanma
  • Sakar davranışlar gösterme
  • Vücudunun başkaları ve nesnelerle ilişkisinin nerede olduğunu bilmekte zorlanma
  • Çiğnenmemesi gereken objeleri çiğnemek istemesi. Kalem, kazak, pelüş oyuncak…
  • Yürürken zemine vurma, ses çıkartma
  • Oyunlarında agresif davranarak baskın olma isteği duyma
  • Etrafındaki nesnelere istemeden çarpma. Morluklarla doludur ama ne zaman olduğunu bilmez
  • Kalemi hafif tutması nedeniyle boyamalarında ve yazı yazmada zorlanma/silikleşme
  • Oyuncakları ile oynarken ne kadar güç kullanacağını bilemediği için zorlanma/kırma
  • Objeleri kaldırmakta güçlük çekme
  • Yorgun gibi görünme

Görme duyusu ile ilgili kırmızı alarm durumları:

  • Boyama/ yazı yazmada zorlanma
  • Nesnelerin çift ya da bulanık görülmesi nedeniyle tarif edilememesi
  • Yaşına uygun yap-boz yapmakta zorlanma
  • Okuduğunu kopyalamakta, boyama yapmakta zorlanma
  • Bir çok objenin içinden istenileni bulmada zorlanma
  • Etrafındaki görsel uyaranlardan rahatsız olma ya da uzun süre bir noktaya sabitlenme
  • Okurken kelimeleri atlama
  • Çevresini fark etmeme
  • Şaşırmış görünümlü olma
  • Fermuar, düğme ilikleme, bağcık bağlama gibi ince motor becerilerde zorlanma
  • Sağ-sol, yukarı-aşağı gibi kavramları anlamama
  • Harfleri, sayıları ters çevirme

İşitme duyusu ile ilgili kırmızı alarm durumları:

  • Başkalarını rahatsız etmeyen seslerden rahatsız olması
  • Gürültülü yerlerde sinirlenme/kulaklarını kapatma Ses beklentisi ile sesi duymadan rahatsız olduğunu belli etme
  • Dikkatini vermede zorlanma
  • Mırıldanma, uğultu, melodi şeklinde sesler çıkarmaktan hoşlanma
  • Adı söylendiğinde bakmama
  • Söylenenleri yanlış anlıyor gibi görünme
  • Konuşulanları anlamada zorluk yaşama
  • Aynı anda bakmak ve dinlemekte zorluk yaşama
  • Yüksek sesle konuşma ihtiyacı hissetme
  • Kelime haznesinin zayıf olması
  • Okumakta zorluk çekme

Koku duyusu ile ilgili kırmızı alarm durumları:

  • Diğer çocukların fark etmediği kokuları duyma ve olumsuz tepki verme
  • Kokulardan dolayı yiyeceklerde seçicilik ya da yemeği reddetme
  • Banyo, parfüm, tuvalet kokusundan rahatsız olma, mide bulantısı yaşama
  • Kokuları nedeniyle bazı oyuncakları oynamayı reddetme
  • Koku nedeniyle markette belli reyonlara gitmek istememe

Tat duyusu ile ilgili kırmızı alarm durumları:

  • Bazı besinlerin, bazı objelerin ağzına girmesi sonucu öğürme, kusma isteği olması
  • Diş fırçalama, beslenme gibi. Belli tatlara düşkünlük, belli tatları reddetme
  • Her zaman aynı yiyecekleri yemek isteme
  • Yiyecekleri ağzında tutma
  • Ağzının içine bir şey girmesine direnç gösterme ya da tam tersi her şeyi ağzına alma/ısırma isteği
  • Yemek için kullanılan gereçleri (tabak, çatal, kaşık, bardak…) kullanmak istememe
  • Emme, çiğneme, yutmada zorluk yaşama

Kaynak: : http://www.hopscotchtherapy.co.uk/tipsforparents.html