ANA SAYFA, YAZILARIM

KARANLIK ODA TERAPİSİ

Duyu Bütünleme Terapisinde “Karanlık Oda” olarak adlandırılan “Snoezelen Room”, çoklu duyusal uyarım içeren özel dizayn edilmiş odalar kullanılır.

Karanlık Oda içinde özellikle görme, işitme, koku ve dokunma duyusuna yönelik uyarıcı materyallerle stres ve kaygının azalması,çocuğun gelişim evrelerinin desteklenmesi, davranış problemlerinin azalması ve terapi hedeflerine ulaşılmasına destek olması açısından oldukça etkin bir ortam sağlar.

Etkili Olma Yöntemleri:

  1. Gevşeme : Ortamın yumuşak ışık, yatıştırıcı sesler, rahatlatıcı kokular ve dokularla donatılması ile kişinin ajitasyonunu azaltır ve sakinleşmesini sağlar. Davranış problemlerinde azalma sağlar.
  2. Uyarım: Ortamın canlandırıcı müzik ve seslerle, heyecan verici görsellerle ve canlandırıcı kokularla düzenlenmesi kişinin uyarımını sağlar.
  3. Gelişme: Öğrenme ve gelişim aracı olarak kullanılabilir. Renk eşleştirme, neden-sonuç ilişkisi gibi panellerle donatılması çocuğun aktif katılımını destekleyerek bilginin hafızaya yerleştirmesini destekler.
  4. Terapi: Çoklu duyusal duyu ortamında en önemli kazanım tedavidir. Başka bir ortamda zorlanan çocuk Karanlık Oda içinde yapılan aktiviteler ile iyileşebilir. Özgüveni artar, iletişimi gelişir.

Karanlık Oda Terapisi Uygulama Alanları

  • Duyu Bütünleme Terapisi uygulanması gereken kişiler
  • Normal Gelişimin Desteklenmesi
  • Özel Öğrenme Güçlüğü
  • Özel Gereksinimli Bireyler
  • Bilişsel Bozukluklar
  • Psikolojik Problemler
  • Beyin Hasarı Geçirilmesi
  • Nörolojik Hastalıklar
  • Az Gören ve İşiten Kişiler
  • Yaşlılık
  • Demans, Alzheimer

Odanın İç Özellikleri

Karanlık odalarda farklı ekipmanlar kullanılabilir. En çok tercih edilenler:

  • Kabarcıklı Sütun
  • Işıklı panel: Havai fişek efektli, renkli ve sesli duvar ünitesi
  • Soyut Dokunsal Panel: Zıt dokularda yükseltilmiş ve gömülmüş sıvı şekiller
  • Renk Eşleştirme Paneli: Hafıza ve motor becerileri geliştiren renk eşleştirme ile sesli duvar ünitesi
  • Motor Beceri Oyunları
  • Susuz Gökkuşağı Tüpü: Renk tekerleği
  • İnteraktif Dev Geçit Yolu: Yürüyerek renkli ışıkları etkinleştirme yolu
  • Duyu Duvarı: çark, farklı dokular ve oyuncaklardan oluşan duvar ünitesi
  • Sonsuzluk Paneli: Görsel ve işitsel uyarı sağlayan aynalı geometrik şekil ünitesi 
  • Projektör

Uygulama Alanları

  • Duyu Bütünleme Terapi Merkezleri
  • Okullar
  • Hava Limanları

Duyu Bütünlemenin önemi ve uygulanan terapinin olumlu sonuçlar vermesi ile dikkatleri üzerine çeken bir kavram olmaya başlamıştır. Bu nedenle uygulama merkezleri ve çeşitliliği artarak günlük yaşama alanlarında uygulama fırsatları yaratılmaya ve geliştirilmeye devam etmektedir.

ANA SAYFA, YAZILARIM

PREMATÜRE BEBEK VE DUYU BÜTÜNLEME İLİŞKİSİ

Son yıllarda artan erken doğum oranlarına (genel popülasyonun yaklaşık %13’ü) rağmen yeni doğan bakımının gün geçtikçe ilerlemesi ile daha fazla bebek hayata tutunuyor. Fizyoterapi seanslarına da daha fazla prematüre bebek, gelişim geriliği ile başvuruyor.

Prematüre Bebek

Normal gebelik 38-42 hafta arasında iken 37 haftadan önce olan doğumlara “Erken Doğum“, doğan bebeklere “Prematüre Bebek” denmekte.

Duyuların anne karnında gelişmeye başladığını ve normal doğum haftasına kadar belli bir aşamaya ulaşarak, doğum sonrası duyuların gelişmeye devam ettiğini daha önceki yazılarımda detaylı olarak yazmıştım. Erken doğumun gerçekleşmesi ile bebeğin duyusal sistemlerinin normal (nörofizyolojik) gelişimi olumsuz etkilenir. Bu durumda bir veya daha fazla duyuda DUYU BÜTÜNLEME BOZUKLUĞU görülebilir.

“Prematüre Bebeklerde Duyusal İşlemleme Bozukluğu Riski” üzerine yapılan 45 araştırmanın meta analizine göre prematüre bebeklerin %44′ünde Duyu Bütünleme Bozukluğu olduğu ve Modülasyon Bozukluğu‘nun(duyuların algılanmasında sorunun yaşanması) ilk sırada yer aldığı görülmektedir.

Prematüre bebek, doğumdan hemen sonra Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesinde küveze alınır. Buradaki uyaranlar anne karnına göre hem sıra dışı hem de çok daha yoğundur.

Parlak ışıklar, gözlerini açmasını ve etrafını algılamasını engeller. Dokunuşlar, enjeksiyon(serum iğnesi), ağıza sokulan solunum cihazı boruları bebekte stres yaratır. Yüksek perdeli sesler kalp hızının artmasına, solunumun sıklaşmasına bazen durmasına, kandaki oksijen düzeyinin azalmasına, stres hormonlarının salınımına, rahatsız uyku gibi fizyolojik değişikliklere neden olur.

Derin uyku olarak bilinen REM (Rapid Eye Movement) uykusunun yoksunluğu, kendi içinde duyusal sistemin gelişimini engeller.

Prematüre bebeklerin ileri yaşlarda Duyu Bütünleme Bozukluğu (DBB) teşhisinin gecikmesini engellemek için alınması gereken önlemler şöyle sıralanabilir:

Prematüre doğmuş bebekler üç yaşına kadar “Duyu Bütünleme Bozukluğu” açısından taranmalı. Çocuk doktorları bu konuda bilinçlenmeli ve bilgilendirilmeli.

Prematüre bebek sahibi ebeveynler, DBB hakkında bilgilendirilmeli.

Duyusal, motor, bilişsel ve dil problemlerinin duyusal işleme ile ilgili olabileceği akılda tutulmalı.

Erken Teşhisin erken tedaviyi beraberinde getireceği ve sağlıklı nesillerin oluşumunu destekleyeceği bilinmeli.

(*) Resim Free-Photos tarafından Pixabay‘a yüklendi 

ANA SAYFA, YAZILARIM

CORE (ÇEKİRDEK) KAS KUVVETİ ve ÖNEMİ

Core (çekirdek) kas kuvvetinin önemini “KAS GÜCÜ VE BEYİN BAĞLANTISI” yazımda ayrıntılı olarak anlatmıştım. Gövdenin dik durmasını sağlayan, denge ve koordinasyon için önemli çekirdek kas kuvvetinin çocukların öğrenme, algılama düzeylerinde ne kadar etkili olduğunu artık bildiğimize göre çekirdek kas kuvvetini test etmek ve bu kas grubunu kuvvetlendirmek için yapılması gerekenler üzerinde konuşabiliriz.

Çekirdek Kas Kuvvetinin Değerlendirmesi:

  • Baş , gövde, kol ve bacakları ayrı ayrı hareket ettirebilme yeteneğine sahip olması. Örneğin, gövdesi sabitken sadece başını sağa-sola çevirebilmesi
  • Nefesini uzun süre tutabilmesi
  • Kalemi doğru şekilde tutabilmesi. Zorlanma durumlarında tabi ki çocuklar alternatif tutuşları seçebilirler ancak bu durum uzun süre yazı yazabilmesini engelleyebilir
  • El yazısının okunaklı ve düzgün olması. Zayıf kas kuvveti bozuk ve/veya silik yazıya neden olabilir.
  • Ayakta dururken itmelere direnç göstererek dik duruş pozisyonunu koruyabilmesi
  • Rahatlıkla top atıp tutabilmesi
  • Sportif aktivitelerde vücudunu koordineli kullanabilmesi

durumlarının çoğunu yapabiliyor olması çocuğunuzun çekirdek kas kuvvetinin iyi düzeyde olduğunu göstermektedir. Çocuğunuzun zayıf çekirdek kaslarını kuvvetlendirmek için doğru, dengeli ve bilinçli aktiviteleri hayatına katmanız yeterli olacaktır.

Çekirdek Kas Kuvvetini Arttırmak için Yapılabilecek Örnek Aktiviteler:

Yukarıdaki örnek testler sonucunda çocuğunuzun çekirdek kas kuvvetinin zayıf olduğunu tespit ettiyseniz size vereceğim örneklerle bu durumu tersine çevirebilirsiniz. Her gün en az 10 tekrarlı yapıldığında 1-2 ayın sonunda sonuç almaya başlayacağınıza emin olabilirsiniz.

  • Süpermen Duruşu: Yüzüstü yatış pozisyonunda Süpermen gibi kolları önde yukarı kaldırırken bacakları da hafif zeminden yükselterek 5-10 sn pozisyonunu korumaya çalışması. Çocuğunuz bu pozisyona gelemiyorsa önce sadece başını, sonra kol ve bacakları ekleyerek egzersizi zorlaştırabilirsiniz.
  • Emekleme pozisyonunda dizleri dirseklere çekme: İlk aşamada aynı taraf diz aynı taraf dirseğe değdirilir daha sonra çaprazlayarak hareket zorlaştırılır. Şınav pozisyonunda yapılması en zorudur.
  • Emekleme pozisyonunda kol ve bacakları uzatarak kaldırma: İlk aşamada önce tek tek kollar öne, bacaklar arkaya kaldırılırken ileri ki aşamada aynı taraf kol ve bacak, en son çapraz kol bacak iyice gerilerek uzatılmaya çalışılır.
  • Sırtüstü başı havada tutma: Sırtüstü eller ensede hem nefesi tutup hem tavana bakarak başı hafif yukarı kaldırma. Egzersiz sırasında nefesini tutması konuşmayı engellerken, heyecan ve endişenin azalmasını da sağlar. Önceleri başından destek vererek teşvik edebilirsiniz.
  • Sırtüstü ön kollar üzerinde dururken her iki ayağını karnına çekerek atılan topa vurmaya çalışma: İki ayakla vurma ilk aşama iken hızlı vurma, düz karşıya topu atma daha sonraki aşamadır.

Kaynak:

ANA SAYFA, YAZILARIM

DUYU BÜTÜNLEME ve UYKU

Uyku, belli bir uyarı eşiğinin altında olan dış uyaranlara yönelik tepkilerin büyük oranda baskılandığı, bilincin neredeyse tamamen kapalı olduğu, istemli kas faaliyetlerinin (bazı istisnalarla birlikte) baskılandığı ancak özellikle beynin ve hormonal sistemin son derece aktif olduğu, vücudun genel olarak dinlendirilmesi, bakımının yapılması, sorunlarından arındırılması ve süreçlerin düzenlenmesi için genellikle günlük olarak kendini tekrar eden bilişsel ve sinirsel bir algı durumudur. 

Bu kadar yararlı ve gerekli bir çok faktörü içinde barındıran uyku bebeğin tüm yönlerdeki (fiziksel, zihinsel, bilişsel) gelişimi için çok önemlidir.

Normal gelişen çocuklarda, Duyusal işleme ve Uyku arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılan bir çok araştırmadan biri çok ilginç sonuçlara ulaşmıştır.

Normal gelişen 45 çocuğun , ebeveyn ve bakıcıları aracılığıyla duyu profili, ev formu, çocukların uyku ölçeği ve uyku alışkanlığı, çocuk uyku deseni raporu gibi çok detaylı değerlendirmelerin sonucunda Duyusal işleme ile uyku düzeni , uyku alışkanlığı arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Çünkü duyu bütünleme problemi olan çocuklarda uyku kalıplarının farklı olduğu ve bu çocukların uykuya dalmakta, uyumayı devam ettirmekte zorlandıkları ortaya çıkmıştır.

Tüm bu verilerin ışığında, Duyu Bütünleme Bozukluğunun yaşam kalitesi, bebeğin normal gelişimi üzerindeki etkilerini bilen pek çok ülke şüpheli uyku problemleri olan çocuklarda duyusal değerlendirme yaparak sorunu tespit etmekte ve uyku düzenini sağlayarak normal gelişim eğrisini, öğrenme piramidini desteklemektedir.

Uyku ve Duyular

Uykumuz geldiğinde bazen koltukta bazen yolda uykuya dalabiliriz. Özellikle çocuklar bu konuda çok daha hızlıdır. Alışveriş sepetinde, kucakta, oyun havuzunda boynu/vücudu bükülmüş pek çok çocuğu uyurken görmüşsünüzdür. Ancak uykunun kalitesi için belli kriterlerin yerine getirilmesi daha sağlıklıdır.

Uykuya geçmek için yapılması gerekenler şu şekilde sıralanabilir:

  • Öncelikle çevreden gelen uyarılar izole edilmeli. Özellikle ışık ve ses. Eğer modülasyon (uyaranın dozunu ayarlama) problemi varsa işitme ve/veya görsel duyu hassasiyeti nedeniyle çocuk etrafından kopamaz, uykuya dalamaz ve olumsuz etkilenir
  • Uyku kıyafetleri giyilmeli. Taktil duyu hassasiyeti olan bir çocuk pijamasının dokusundan rahatsız olabilir. Pamuklu, desensiz, ince, esnek kumaştan pijamalar tercih edilmesi hassasiyeti azaltacaktır. Ayrıca kıyafetlerini hangi sırayla giymesi gerektiğinde zorlanıyor ve yoruluyor olabilir. (praksis problemi) Günün ve bu işlemlerin yorgunluğu üst üste gelince uykuya dalmak zorlaşabilir.
  • Yatağa yattığında çarşaf ve yorganın arasına girmesi kendini güvende hissetmesine yardım edecektir. Proprioseptif ve taktil duyu hassasiyeti olan çocuk, çarşaf ve yorganın dokusu, ağırlığından olumsuz etkilenebilir. Her çocuk özeldir ve özel ihtiyaçlarına göre hizmet almalıdır.
  • Uyku odası rahatlayabileceği bir yer olmalı. Görsel duyu hassasiyeti olan bir çocuk duvar kağıdındaki desenden, kocaman peluş ayıcıklardan, odanın rengi ve ışıklandırmasından olumsuz etkilenebilir. Korku, endişe, kaygı duyması uykuya dalmayı zorlaştırabilir.
  • Uykuya daldıktan sonra uykunun devam ettirilmesi gerekir. Vestibüler ve/veya işitsel duyu hassasiyeti olan çocuk, yatak gıcırdısından, uyku sırasındaki vücut hareketlerinden olumsuz etkilenerek derin uykuya dalmada zorlanır. İnteroseptif duyu hassasiyeti nedeniyle tuvaleti geldiğinde karnını aç sanabilir. Rahatlama ve sakinleşme bu gibi durumlarda neredeyse imkansızdır.

Her gün yapılması gereken bu rutin uyku düzeninde zorlandığını bilen çocuk, daha uyumadan strese girerek kendini bir kısır döngünün içinde bulursa artık uyku zamanı bir işkenceye döner.

Otizm – Duyu Bütünleme – Uyku ilişkisi

Yeni araştırmalar göstermektedir ki otizmli küçük çocuklarda yüksek duyu algısı ile uyku problemleri (özellikle 7 yaş civarında) başlamaktadır. Ortamda ses varsa, hafif dokunuşlar rahatsız ediyorsa, ortamda fazla ışık ve/veya gürültü varsa uykuya dalmada zorluk yaşanır.

Amerika ve Kanada’da otizmli çocuklara tıbbi bakım sağlayan 12 akademik merkezde 2-10 yaşları arasında 437 çocukta Otizm değerlendirmesi, zeka testi, uyku problemlerinin sıklığı, duyu profilleri ile duyusal hassasiyetleri değerlendirilerek uyku problemleri ile ilgili araştırma yapılmış.

Uyku problemlerinin çocuğun yaşı, cinsiyeti, IQ ile ilgili olmadığı ebeveynin sosyoekonomik düzeyi ile ilişkili olduğu ve düşük gelir düzeyli ailelerin yatma zamanı rutini , ayrı oda, sessiz ortam vb durumları oluşturamadıkları için uyku problemlerinin oluştuğu tesbit edilmiş.

Duyu hassasiyetine bağlı uyku problemleri olan otistik çocuklarda , daha sonraki zamanlarda dikkatsizlik ve /veya hiperaktivite gözlenmekte, ayrıca baş ağrısı, sindirim rahatsızlıkları gibi etkileri de olmaktadır. Uyku Problemleri ile kaygı arasındaki bağlantı otizmli çocuklarda yaygındır. Yeterince uyuyamayınca daha endişeli olur ve daha fazla endişe daha fazla uykuya geçmekte zorlanma yaratır.

Uzmanlar uyku problemi olan otizmi çocuklar için davranışsal terapiyi önermekte ve ebeveynlerin çocuklarının uyku problemleri yönetmeleri için bilgilendirmenin önemli olduğunun altını çizmektedir.

Kaynaklar:

Burr A., Chang M. (2018) The American Journal of Occupational Therapy Çağrı Mert Bakırcı M.Ç. (2019) Evrim Ağacı, Uyku Nedir? Albayrak Sidar E. (2019) Duyu’lmak İstiyorum. 230

ANA SAYFA, YAZILARIM

DUYU BÜTÜNLEME ve MESLEK SEÇİMİ

Engelli olan ve olmayan çok sayıda çocuk, duyumları işlemden geçirme ve bütünleştirme zorlukları yaşıyor.

Araştırmalar, teşhis edilen engelli olmayan çocukların %10 ile %51’inin zorluk yaşadığını göstermektedir. Bu tahmin çeşitli tanıları olan çocuklar için %40 ile 88’e kadar yükselmektedir.

İşte bu nedenle Amerika’da duyusal işlem ve meslekler arasındaki ilişkiyi aydınlatmak için çocuklar ve gençler arasında araştırmalar yapılmış ve ortak meslek terapisi müdahaleleri ile ilgili incelemelerde bulunulmuştur. Duyusal uyaranlara içsel ve dışsal tepkiler bireyler arasında büyük farklılıklar gösterir, ancak bu tepkiler temel meslekleri etkilediğinde müdahale gerekir. Genelde meslek , kişinin nörofizyolojik duyusal işleme ve entegrasyon yetenekleri ile çevresi arasında bir uyumsuzluk olduğunda etkilenir.

Son yıllarda, literatür duyusal işlemi ve entegrasyon sorunlarına odaklanmakta, bu sorunlardan kaynaklanan mesleki performans zorluklarına vurgu yapmaktadır. Duyusal uyaranları algılama, yorumlama ve cevap verme konusundaki zorluklar, çocuğun anlamlı ve değerli mesleklere katılma becerisini etkiler.

Dünya Sağlık Örgütü, “katılım becerisini” günlük yaşam aktiviteleri, enstrüman çalma, dinlenme ve uyku, eğitim, iş, oyun, eğlence ve sosyal katılım gibi temel mesleklerde önem arz eden geniş kapsamlı bir tanım yapmıştır.

Artık dünya duyu bütünlemenin önemini bir üst basamağa taşımış.Erken teşhis ile tedaviye başlamakla kalmayıp ilerde seçilecek meslekte duyusal işleme ve yorumlamanın değerlendirilerek kalifiye meslek elemanlarının yetişmesini sağlamaya başlamıştır.

ANA SAYFA, YAZILARIM

DUYU BÜTÜNLEMEDE FIRÇALAMA TERAPİSİ

Duyularımız bize dünyadan gereken bilgileri verir. Duyular, vücudumuzun içindeki ve dışındaki uyaranlardan bilgi alır. Duyduğumuz her ses, yaptığımız her hareket, dokunduğumuz her nesne duyumlar üretir.

Duyusal Entegrasyon, kişinin vücudundan ve çevresinden aldığı tüm duyumları düzenleyen, böylece vücudun çevre içinde etkin bir şekilde çalışmasını mümkün kılan nörolojik bir süreçtir. Duyu Bütünleme Terapisinin en önemli yapıtaşlarından biri “FIRÇALAMA TERAPİSİ-WİLBARGER PROTOKOLÜ”dür.

FIRÇALAMA TERAPİSİ – WİLBARGER PROTOKOLÜ

Fırçalama Terapisi (Wilbarger Protokolü), duyu bütünleme terapisinde Duyu Diyetinin önemli bir parçasıdır. İsmini İş-Uğraşı Terapisti ve Klinik Psikolog olan “Patricia Wilbarger”den alan bu terapi, vücudun özel bir fırça ile fırçalanmasını içerir.

Fırça ile cilde yapılan derin basınç girişi derideki temas alıcılarını hedefler ve çocuğun merkezi sinir sistemini düzenlemesine yardımcı olur. Aşırı aktif reseptörleri sakinleştirebileceği gibi uyanıklık seviyesini normal seviyeye getirmeye yardımcı olur. Bu protokol, zihin-beyin-bedenin kendi kendisini organize etmesine yardımcı olmak için uyarıcı bir yöntemdir.

FIRÇALAMA TERAPİSİNİN UYGULAMA ALANLARI

Dokunsal savunuculuk semptomları sergileyen çocuklar dokunmaya son derece duyarlıdır. Genellikle dokunulmaktan korkarlar ya da direnmezler. Aktiviteler arasında geçiş yapmakta zorluk çekerler ve uyuşuk olabilirler. Duyusal arayışta olan, seçici yiyen, yetersiz motor koordinasyonu olan, denge sorunları olan çocuklara Fırça Terapisi önerilmektedir.

FIRÇALAMA TERAPİSİ UYGULAMA BASAMAKLARI

Fırçalama Terapisinin uygulama basamakları özel bir eğitim ve uzmanlık gerektirir. Terapistin seans sırasında yapması ve ailenin de bu konuda eğitilmesi çok önemlidir.

İlk adım olarak kıyafetler tamamen çıkartılmalı, ılık ve güvenli bir ortam yaratılarak çıplak deri üzerine yumuşak, plastik Duyu Fırçası ile kollarda omuzdan ele, bacaklarda kalçadan ayağa doğru derin basınç masajı yapılır. Fırçalama sonrası omuz, dirsek, el bileği, kalça, diz ve ayak bileği eklemlerine onar tekrarlı kompresyon/basınç yapılır. Ayrıca zıplamak, duvarı itmek, şınav çekmek, trambolinde zıplamakta eklem kompresyonunu çocuğun kendi kendine yapabileceği aktiviteler arasındadır.

Tam protokolün uygulanması 2-3 dk sürer. Yüz, göğüs ve mide bölgesi hassas bölgeler olduğu için fırçalanmaz. Bu alanların fırçalanması kusma, idrar kaçırma gibi olumsuz reaksiyonlara neden olabilir. Fırçalama Terapisi uygulama sırasında ya da sonrasında acı vermemeli veya fiziksel hasara sebep olmamalıdır.

FIRÇALAMA TERAPİSİ UYGULAMA ÖNERİSİ

İlk olarak 2 saatte bir çocuk uyanıkken uygulanması önerilir. Ancak terapi kişiye özel olarak değiştirilebilir. Sabah uyandıktan 90 dk sonra, akşam yatmadan 90 dk önce uygulanması önerilir.

Duyusal Entegrasyon için bu terapi çok önemlidir. Zorlanacağı bilinen bir alışveriş merkezi gezisi ya da doğum günü partisi öncesinde, rahat bir uyku için yatmadan önce çocuğun sinir sistemini hazırlamak için fırçalama terapisi uygulanabilir.

FIRÇALAMA TERAPİSİNİN OLASI SONUÇLARI

Fırçalama Terapisi (Wilbarger Protokolü) ile ilgili araştırmalar az olsa da, pratikte uygulandığında terapist, aile ve çocuk tarafından olumlu geri dönüşler alınmaktadır. Hatta bazı çocuklar seans sırasında/sonrasında kendi kendilerine duyu fırçasını kullanmaya istekli olabilmektedir.

Fırçalama Terapisinin tespit edilen yararları;

  • Düzenli uygulandığında duyusal yetersizlik ve kaygı düzeyinde azalma,
  • Tedaviden birkaç saate kadar süren sakinleşme duygusu,
  • Dikkat/odaklanma süresinde artma,
  • Sosyal etkileşimde artma,
  • Yeni durumlarla başa çıkma yeteneği,
  • Daha fazla iletişim,
  • Daha iyi uyku düzeni ve kalitesi,
  • Fiziksel yaralanmalarda azalma,
  • Otokontrol,
  • Öz farkındalık,
  • Proprioseptif sistemi uyarma,
  • Motor koordinasyonda artma,
  • Dokunulma korkusunda azalma,
  • Parasempatik sinir sisteminin(kalp hızının azalması, mutluluk hormonlarının artması, kan dolaşımında artma) aktive olması,
  • Ebeveyn ve çocuk arasında güvenli bağlanmanın oluşmasıdır.
ANA SAYFA, YAZILARIM

1-4 YAŞ NORMAL GELİŞİM EĞRİSİ

Çocuğunuzun gelişimi burada yazılan özelliklerden farklılık gösterebilir. Bu belirtiler çoğunluğu yansıtmaktadır. Çocuğunuz kendi yaş grubundan daha ileri seviyedeki özelliklere uygun olabilir. Ayına uygun olanları yapamıyorsa konunun uzmanına danışmanız faydalı olacaktır.

13. AY NORMAL GELİŞİM

  • Rahatlıkla yürür
  • Koruma refleksi de gelişir. Düşmelerden artık korkmaz
  • Normal boyuttaki bardağı kullanabilir
  • Yemeğini kendi yemek isteyebilir
  • İstediği cisme ulaşmak için aşması gereken engelleri motor planlama yaparak aşar
  • Oyuncakları ile fonksiyonlarına yönelik oynar
  • Saklambaç vb kurallı oyunları oynayabilir
  • ”Nerede?” sorusuna cevap verecek hareketlerde bulunur
  • 3-4 kelime kendi jargonu ile konuşur

14. AY NORMAL GELİŞİM

  • Çömelme pozisyonunda düşebilir
  • Engebeli, yumuşak yüzeylerde daha dengeli yürür
  • Üç küpü üst üste dizebilir
  • Çiviyi deliğe sokmaya çalışır
  • Kaşık, çatalı öğretilirse rahatlıkla kullanır
  • Eşyalara kendince isimler verir
  • İtiraz edebilir İstediği nesneyi işaret eder ve ne yapmak istediğini belirtir
  • Farkındalığı arttığı için korkmadığı bazı durumlar/eşyalardan korkabilir

15. AY NORMAL GELİŞİM

  • Merdivende sürünerek çıkıp inmeye çalışır
  • Her yere tırmanmak ister
  • Kendi isteği doğrultusunda durur, çömelir, atlar, zıplar, öne/geri yürür, koşar
  • 4-10 arası küpleri üst üste kabaca da olsa dizebilir
  • Saçını taramaya çalışır
  • Kitapları inceler. Sayfaları çevirir.
  • Empati yeteneği bu dönemde gelişmeye başlar
  • Oyuncaklarının çalışma mekanizmalarını öğrenir
  • Vücut bölümlerini bilir
  • Ne yapması gerektiği söylenince komutları yerine getirir
  • Kelimelerin telaffuzu daha düzgündür
  • Dünyayı keşfedip öğrenmeye çalışır

16-19. AY NORMAL GELİŞİM

  • Tutunarak merdiven çıkar. İnerken emeklemeyi tercih edebilir
  • Elinde eşya ile koşabilir
  • Geri geri yürür
  • Tek ayak üstünde kısa süre durur. Topa vurur
  • Boya kalemi verildiğinde bununla boyama yapılacağını bilir
  • Bağımsız ve kendi istediğini yapma bu dönemde baskın olmaya başlar
  • Uyurken kendini güvende hissedebileceği bir eşyaya ihtiyaç duyabilir
  • Uyumak istemeyebilir
  • Yardımla dişlerini fırçalayabilir
  • Şekilleri deliklere yerleştirir
  • Yarım cümleler kullanır
  • İstediğini sözel ifade eder. Kucaklamayı, öpmeyi, el sallamayı isteyerek yapar
  • Eşyaların, hayvanların taklidini yapar
  • Objeleri inceleme, ağıza götürme, fırlatma maksimum düzeye ulaşır
  • Günlük yaşam becerilerini ( banyo yapmak, giyinme, diş fırçalama) kendisi istekli yapar
  • 25 kelimelik sözcük dağarcığı vardır
  • Denemeler yaparak etrafı tanımaya ve keşfetmeye çalışır
  • Tuvalet eğitimine bu aylarda başlanabilir

20-21. AY NORMAL GELİŞİM

  • Tek elle tutunarak merdiven iner
  • Yardımsız geometrik şekilleri çizmeye çalışır
  • Geometrik şekilleri eşleştirmeye başlar
  • Diğer canlılarla ilgilenme, sevme başlar
  • Ağzına sadece yenebilecek şeyleri götürür. Keşfetmek için ağzını kullanmaz
  • Anahtar gibi objeleri göstererek kapının açılmasını ister
  • Ufak tefek ev işlerinde yardım eder
  • Sosyal konuşmalara başlar. Kelimeleri doğru ve yerinde kullanır
  • Duyguları anlamaya başlar

20-21. AY NORMAL GELİŞİM

  • 22-24 AY
  • Sıralı merdiven iner
  • Kapı kolunu kullanarak kapıyı açar
  • Eşleştirme ve sınıflama yapabilir
  • Kendi oyunu ve kurallarını oluşturmaya başlar
  • Zamirleri anlar. Kendi adını söyler
  • Kısa cümleler kurar. Konuşmasının %50’si anlaşılır

2-3 YAŞ BÜYÜK ve KÜÇÜK KAS GELİŞİMİ

  • Yan yan yürüyebilir
  • Merdivenden tutunarak iner çıkar
  • Tutunmadan sandalyeden kalkar
  • Engeller arasında yürür
  • Dengeyi bozmadan çömelip kalkar
  • Parmak uçlarına kalkar
  • Bir kaç sn tek ayak üzerinde durur
  • Topa koşar, durur ve topa vurur
  • Zıplar
  • Üç tekerlekli bisiklet kullanır
  • 3 parçalı yap-boz yapar
  • Renkleri, resimleri, nesneleri eşleştirebilir
  • Parmak boyası yapar
  • Daire karalama yapar. Şekli taklit eder
  • Büyük boncukları ipe dizer
  • Resimli kitaplarda sorulan yerleri parmağı ile gösterir

2-3. YAŞ DİL ve SOSYAL BECERİ GELİŞİMİ

  • 50-200 arası kelime dağarcığı mevcuttur
  • Sırasını bekleyerek konuşur
  • Oynarken oyuncakları ile iletişime geçerek konuşur
  • Yetişkinin söylediklerini anlar. Talimatları yerine getirir. Getir, götür, atı ver, resmi göster…
  • 2 sözcüklü cümleler kurar, taklit eder
  • 10 dk kadar (masal, müzik, çizgi film) dikkatli ve isteyerek dinleme yapabilir
  • Basit ev işlerine yardım eder
  • Evcilik oynar
  • Pipet kullanabilir
  • Kıyafetlerini giyer, çıkartır
  • Yakın aile bireylerinden ağlamadan ayrılır
  • Gözetim altında dişlerini fırçalar, tuvaleti kullanır, ellerini yıkar –kurular

3-4. YAŞ KAS, DİL ve SOSYAL BECERİ GELİŞİMİ

  • Büyük eşyaları iterek ileri, geri, yana yürür
  • Tek ayak üzerinde durur
  • Parmak ucunda yürür
  • Koşma normalleşir
  • Engelleri aşar, köşe döner
  • Duvar merdivenine tırmanır
  • Denge tahtası üzerinde az yardımla yürür
  • Koşarken topa vurabilir(isabet ettiremeyebilir)
  • Öne, yana, geri zıplar. 4-10 cm yüksekliğe zıplayabilir
  • Basit resimler çizer. Şekilleri kopya eder
  • 8 parçalı yap-bozu yapar
  • Kurmalı oyuncağı çalıştırır
  • Renkleri, şekilleri, harfleri eşler
  • Grup oyununda kurallara uyar. Sırasını bekler. Çocuklarla iletişime geçer.
  • Cinsiyetini bilir
  • Tehlikeleri fark eder
  • Çatal, kaşık ile yemek yer
  • Çıt çıt, fermuar kullanabilir
  • Büyük düğmeleri ilikler
  • Kendi başına tuvalete gidebilir
  • Dişlerini fırçalar. Elini, yüzünü yıkar
  • Dinlediği sırada sorulan basit sorulara sözle / işaretle cevap verir
  • Anlatıcıya dikkatini yönlendirir

0-12 Ay Normal Gelişim Evreleri yazısına buradan ulaşabilirsiniz

Kaynak: http://helpmegrowmn.org/HMG/DevelopMilestone/MotorMilestones/index.html https://pathways.org/topics-of-development/motor-skills/ https://www.chrichmond.org/Resource-Library/Gross-Motor-Skills-Birth-to-5-years.htm https://mutlubebekler.com/bebeklerde-aylara-gore-motor-gelisim-rehberi “Pediatrik Fizyoterapi Rehabilitasyon” kitabı “Normal Motor Gelişim” syf 1-15 “Türkiye Çocuk Nörolojisi Derneği” resmi web sayfası

ANA SAYFA, YAZILARIM

KAS GÜCÜ ile BEYİN AKTİVİTESİ BAĞLANTISI

Ebeveynler genellikle çocuklarının yapabildiklerine değil yapamadıklarına odaklanır. Okuyamamak, anlayamamak, matematik işlemlerini yapamamak, talimatları takip edememek, sınıfta dışlanmak gibi bir çok konu ile ilgili eksiklikleri görürler ama neden mevcut potansiyellerini kullan(a)madıklarını bilmezler.

Çocuklarında Duyu Bütünleme ile ilgili problem olabileceğini çoğu aile bilemez. Işığa, sese, dokuya hassasiyetin olması, proprioseptif duyu problemleri nedeniyle çocuk okuma, yazma, odaklanma, iş birliğinde bulunma gibi akademik beceriler için gerekli eğitsel yönergeleri öğrenemeyebilir. Fiziksel, Zihinsel, Duyusal ve Duygusal Normal Gelişim Eğrisine uygun olarak büyümeyebilir. Duyu Bütünleme Bozukluğu teşhisi konduktan sonra, Duyu Terapisinin çocuğuna yardımcı olacağına ikna olmayabilir ya da inanmayabilir.

Rekabetin Etkileri

Bugünün çocukları arasındaki rekabet baskısı ve akademik seviyede başarılı olmaları yönündeki çabalar eskiye göre çok fazladır. Küçük yaşta uzun saatler oturarak ders dinlemeleri, bir çok konuda uzman olmaları, projeler yaratmaları, keşifler yapmaları, hızlı öğrenmeleri, bir çok görevi aynı anda mükemmel yapmaları istenmektedir.

Önceki nesillere göre bebeklikte yardımcı taşıyıcı araçların (bebek arabası, taşıma puseti, araba koltuğu) kullanımı (konteyner bebek sendromu), çocukluk döneminde hareket risklerinin (ağaca tırmanma) daha az olması, elektronik cihazlarda(video oyunları) uzun zaman geçirilmesi nedeniyle aktif göz takibinin azalması, günün büyük bölümünü okulda geçirerek oyun temelli hareketten uzaklaşma (vücut dengesinin farklı pozisyonlarda korunması, vücudun her iki tarafının koordinasyonu, masa başı uzun süre oturma, sportif aktivitelere katılım için gerekli) gövde çekirdek(core) kaslarını zayıflatır. Bu durumda Duyu Bütünleme Bozukluğu, Otizm, Disleksi, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu gibi öğrenme güçlüğüne neden olan hastalıkların görülme oranının yükselmesine neden olur.

Anaokulu çocukları üzerinde yapılan çalışmalarda, eğitim başarısının doğrudan olgunlaşmamış motor beceriler ile bağlantılı olduğunu destekleyen bulgular vardır.

Her beden bölümünün aktif hareketi, daha yüksek öğrenme için beyni tetiklemede kilit rol oynar. Tahtadaki yazıyı kağıda geçirebilmeleri için boyun ve omuz kas kuvvetinin yeterli olması, el-göz koordinasyonunun da iyi olması gereklidir. Bunu yapamayan çocukların çömelme ya da sırtüstünden tutunmadan ayağa kalkma gibi hareketlerde zorlandığı görülebilir.

Çocuklarda görülme sıklığı çok yüksek olan bir diğer problem “sınıfta dikkat ve odaklanma güçlüğü” dür. Vestibüler duyu bozukluğu çocukların, etraflarına çarpmalarına, sakarlıklara neden olurken, dikkatlerini bir noktaya vermelerine engel olur. Çekirdek kaslarının kuvvetli, göz hareketlerinin koordineli olması, iç kulaktaki denge merkezini uyarılması için uygulanan duyu bütünleme terapi programı ile öğretmenin talimatlarına odaklanarak çocuğun öğrenmesi desteklenebilir.

Bu çocuklar zeki olmadıkları için değil, sınıfta odaklanma ve bilgiyi işlemeleri için gerekli fiziksel ve duyusal becerilere, kuvvetli çekirdek kaslarına sahip olmadıkları için okulda başarısız olmaktadırlar.

Tüm bu nedenlerden dolayı ebeveynler olarak biz, çocukları sportif aktivitelere yönlendirmeli ve desteklemeliyiz.