YAZILARIM

DUYU TERAPİ ODASI ve OYUN

Çocuk ve Oyun” üzerine ilk çalışmalar 19. yüzyılın sonlarında başlamış ve önceleri oyunun, kendiliğinden ortaya çıkan, hedefi olmayan, mutluluk getiren, serbest bir aktivite olduğu üzerinde durulmuş. O dönemde bazı araştırmacılar, çocuğun, oyunlarında insanlığın kültürel gelişimini yaşadığını, bazıları da kişisel olgunluk için çocuğun ön denemeleri olduğunu savunmuş.

Motivasyon, ruhsal gelişim, faaliyetin içeriği, taklit ve keşif oyunun ayrılmaz parçalarıdır. Oyun, kendiliğinden ortaya çıkmalı, çocuğunuzun keyif ve rahatlık içinde zamanın akışını yaşaması sağlanmalıdır. Oyun, küçük bireyin kişisel korkularının, engellenmesinin ve sosyal çatışmasının üstesinden gelmesine, sosyal olgunlaşmaya, öz benliğin bulunmasına yardım eder. Oyunla deneyimler tekrarlanır.

Çocuklarımız en doğal haliyle oyunla öğrenir, gelişir. Oyun oynamak, oyunu kurgulamak, planlamak çocuğun gelişimi için önemlidir. Ebeveynler hem çocuklarına vakit ayıramamaktan yakınır, hem de ev içinde ve dışında bağımsız oyun oynamalarına izin vermez. Sınırlar, ev düzeni, kırılacak/çizilecek değerli eşyalar, çocukların dar mekanlara kısıtlanmalarına neden olur.

Çocuk gelişimi için bu denli öneme sahip olan oyun, “Duyu Bütünleme Terapisinin” temelidir. Duyu Bütünleme Terapisi, çocuğa oyun oynatmak ya da sportif bir aktivite değildir, elbette. Uzman tarafından planlanan nitelikli terapi seansının, oyun ile harmanlanmasıdır. İhtiyaçlara yönelik düzenlenen özel ortamda, duyusal uyaranlara yönelik materyaller ile çocuğun aktif katılımı sonucunda uyumlu (adaptif) cevaplar ortaya çıkarılır. Bu adaptif cevapları öğrenen çocuk, zorlandığı durumu kolaylıkla atlatmayı başarır.

Ev ve okul ortamı ile ilgili tavsiyeler ile ailenin, yakınlarının, öğretmenlerinin bilgilendirilmesi mutlaka yapılır. Devamlı gözlem yapılarak çocuğun gelişimine uygun duyu terapisi revize edilmelidir.

Duyu bütünleme değerlendirmesi aileye ve çocuğa ayrı ayrı yapılır. Çıkan sonuca göre amaçlar belirlenir ve özel tasarlanmış odada duyu bütünleme terapisine başlanır. Çocuğun terapiye aktif katılımı, iç motivasyonunun sağlanması için kendini rahat ve güvende hissetmesi gerekir.

Zemin, duvarlar yaralanma ve sakatlıkları önlemek için yumuşak materyalle kaplanır. Terapi sırasında kullanılan tüm malzemelerin sağlığa zarar vermeyen, temizliği kolay ve hijyene uygun olmalı.

Duyu Bütünleme Materyalleri

Kare salıncak, dikdörtgen salıncak, T salıncak, koza salıncak, hamak denge  (vestibüler) duyusunun gelişimini desteklemekte kullanılır. Farklı pozisyonlarda yapılan aktiviteler kas kuvvetini arttırır, el- göz koordinasyonu geliştirir, motor planlamayı destekler.

Dikenli top, kadife top, fasulye pilates topu, farklı doku ve yumuşaklıktaki oyuncaklar ile kurgulanan oyunlar dokunma (taktil) duyusunun düzenlenmesinde kullanılan diğer materyallerdir. Özel dokulu fırça ile yapılan masaj (Willbarger Protokolü) hem seansın hem duyu diyetinin bir parçasıdır.

Işık demeti, akvaryum, ışıklı oyuncaklar, ışıklı masa, disko topu, fener, hava kabarcığı çıkaran renkli ışıklı tüpler ile donatılmış karanlık oda (Snoezelen Room) içinde yapılandırılmış oyunlar ile görme duyusu ile ilgili adaptif cevapların oluşumu desteklenir.

Proprioseptif duyuyu destekleyecek trambolin, engebeli/engelli parkurda yürüme, tünelden geçme, duvar merdiveni, tırmanma barı, kaydırak, top havuzu aktiviteleri de duyu terapi odasının en önemli kısmını oluşturur.

Koku yayıcı cihazların kullanımı koku duyusunu desteklerken, frekans ve içerikleri farklı müzik ile yapılan terapi işitme duyusunun desteklenmesini sağlar.

İç duyumun (interoseptif) desteklenmesi için görsel kartların kullanımı oldukça yaygındır.