KAS GÜCÜ ile BEYİN AKTİVİTESİ BAĞLANTISI

Ebeveynler genellikle çocuklarının yapabildiklerine değil yapamadıklarına odaklanır. Okuyamamak, anlayamamak, matematik işlemlerini yapamamak, talimatları takip edememek, sınıfta dışlanmak gibi bir çok konu ile ilgili eksiklikleri görürler ama neden mevcut potansiyellerini kullan(a)madıklarını bilmezler.

Çocuklarında Duyu Bütünleme ile ilgili problem olabileceğini çoğu aile bilemez. Işığa, sese, dokuya hassasiyetin olması, proprioseptif duyu problemleri nedeniyle çocuk okuma, yazma, odaklanma, iş birliğinde bulunma gibi akademik beceriler için gerekli eğitsel yönergeleri öğrenemeyebilir. Fiziksel, Zihinsel, Duyusal ve Duygusal Normal Gelişim Eğrisine uygun olarak büyümeyebilir. Duyu Bütünleme Bozukluğu teşhisi konduktan sonra, Duyu Terapisinin çocuğuna yardımcı olacağına ikna olmayabilir ya da inanmayabilir.

Rekabetin Etkileri

Bugünün çocukları arasındaki rekabet baskısı ve akademik seviyede başarılı olmaları yönündeki çabalar eskiye göre çok fazladır. Küçük yaşta uzun saatler oturarak ders dinlemeleri, bir çok konuda uzman olmaları, projeler yaratmaları, keşifler yapmaları, hızlı öğrenmeleri, bir çok görevi aynı anda mükemmel yapmaları istenmektedir.

Önceki nesillere göre bebeklikte yardımcı taşıyıcı araçların (bebek arabası, taşıma puseti, araba koltuğu) kullanımı (konteyner bebek sendromu), çocukluk döneminde hareket risklerinin (ağaca tırmanma) daha az olması, elektronik cihazlarda(video oyunları) uzun zaman geçirilmesi nedeniyle aktif göz takibinin azalması, günün büyük bölümünü okulda geçirerek oyun temelli hareketten uzaklaşma (vücut dengesinin farklı pozisyonlarda korunması, vücudun her iki tarafının koordinasyonu, masa başı uzun süre oturma, sportif aktivitelere katılım için gerekli) gövde çekirdek(core) kaslarını zayıflatır. Bu durumda Duyu Bütünleme Bozukluğu, Otizm, Disleksi, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu gibi öğrenme güçlüğüne neden olan hastalıkların görülme oranının yükselmesine neden olur.

Anaokulu çocukları üzerinde yapılan çalışmalarda, eğitim başarısının doğrudan olgunlaşmamış motor beceriler ile bağlantılı olduğunu destekleyen bulgular vardır. �

Her beden bölümünün aktif hareketi, daha yüksek öğrenme için beyni tetiklemede kilit rol oynar. Tahtadaki yazıyı kağıda geçirebilmeleri için boyun ve omuz kas kuvvetinin yeterli olması, el-göz koordinasyonunun da iyi olması gereklidir. Bunu yapamayan çocukların çömelme ya da sırtüstünden tutunmadan ayağa kalkma gibi hareketlerde zorlandığı görülebilir.

Çocuklarda görülme sıklığı çok yüksek olan bir diğer problem “sınıfta dikkat ve odaklanma güçlüğü” dür. Vestibüler duyu bozukluğu çocukların, etraflarına çarpmalarına, sakarlıklara neden olurken, dikkatlerini bir noktaya vermelerine engel olur. Çekirdek kaslarının kuvvetli, göz hareketlerinin koordineli olması, iç kulaktaki denge merkezini uyarılması için uygulanan duyu bütünleme terapi programı ile öğretmenin talimatlarına odaklanarak çocuğun öğrenmesi desteklenebilir.

Bu çocuklar zeki olmadıkları için değil, sınıfta odaklanma ve bilgiyi işlemeleri için gerekli fiziksel ve duyusal becerilere, kuvvetli çekirdek kaslarına sahip olmadıkları için okulda başarısız olmaktadırlar.

Tüm bu nedenlerden dolayı ebeveynler olarak biz, çocukları sportif aktivitelere yönlendirmeli ve desteklemeliyiz.

11.08.2020