DUYU BÜTÜNLEME ve UYKU

Uyku, belli bir uyarı eşiğinin altında olan dış uyaranlara yönelik tepkilerin büyük oranda baskılandığı, bilincin neredeyse tamamen kapalı olduğu, istemli kas faaliyetlerinin (bazı istisnalarla birlikte) baskılandığı ancak özellikle beynin ve hormonal sistemin son derece aktif olduğu, vücudun genel olarak dinlendirilmesi, bakımının yapılması, sorunlarından arındırılması ve süreçlerin düzenlenmesi için genellikle günlük olarak kendini tekrar eden bilişsel ve sinirsel bir algı durumudur. 

Bu kadar yararlı ve gerekli bir çok faktörü içinde barındıran uyku bebeğin tüm yönlerdeki (fiziksel, zihinsel, bilişsel) gelişimi için çok önemlidir.

Normal gelişen çocuklarda, Duyusal işleme ve Uyku arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılan bir çok araştırmadan biri çok ilginç sonuçlara ulaşmıştır.

Normal gelişen 45 çocuğun , ebeveyn ve bakıcıları aracılığıyla duyu profili, ev formu, çocukların uyku ölçeği ve uyku alışkanlığı, çocuk uyku deseni raporu gibi çok detaylı değerlendirmelerin sonucunda Duyusal işleme ile uyku düzeni , uyku alışkanlığı arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Çünkü duyu bütünleme problemi olan çocuklarda uyku kalıplarının farklı olduğu ve bu çocukların uykuya dalmakta, uyumayı devam ettirmekte zorlandıkları ortaya çıkmıştır.

Tüm bu verilerin ışığında, Duyu Bütünleme Bozukluğunun yaşam kalitesi, bebeğin normal gelişimi üzerindeki etkilerini bilen pek çok ülke şüpheli uyku problemleri olan çocuklarda duyusal değerlendirme yaparak sorunu tespit etmekte ve uyku düzenini sağlayarak normal gelişim eğrisini, öğrenme piramidini desteklemektedir.

Uyku ve Duyular

Uykumuz geldiğinde bazen koltukta bazen yolda uykuya dalabiliriz. Özellikle çocuklar bu konuda çok daha hızlıdır. Alışveriş sepetinde, kucakta, oyun havuzunda boynu/vücudu bükülmüş pek çok çocuğu uyurken görmüşsünüzdür. Ancak uykunun kalitesi için belli kriterlerin yerine getirilmesi daha sağlıklıdır.

Uykuya geçmek için yapılması gerekenler şu şekilde sıralanabilir:

  • Öncelikle çevreden gelen uyarılar izole edilmeli. Özellikle ışık ve ses. Eğer modülasyon (uyaranın dozunu ayarlama) problemi varsa işitme ve/veya görsel duyu hassasiyeti nedeniyle çocuk etrafından kopamaz, uykuya dalamaz ve olumsuz etkilenir
  • Uyku kıyafetleri giyilmeli. Taktil duyu hassasiyeti olan bir çocuk pijamasının dokusundan rahatsız olabilir. Pamuklu, desensiz, ince, esnek kumaştan pijamalar tercih edilmesi hassasiyeti azaltacaktır. Ayrıca kıyafetlerini hangi sırayla giymesi gerektiğinde zorlanıyor ve yoruluyor olabilir. (praksis problemi) Günün ve bu işlemlerin yorgunluğu üst üste gelince uykuya dalmak zorlaşabilir.
  • Yatağa yattığında çarşaf ve yorganın arasına girmesi kendini güvende hissetmesine yardım edecektir. Proprioseptif ve taktil duyu hassasiyeti olan çocuk, çarşaf ve yorganın dokusu, ağırlığından olumsuz etkilenebilir. Her çocuk özeldir ve özel ihtiyaçlarına göre hizmet almalıdır.
  • Uyku odası rahatlayabileceği bir yer olmalı. Görsel duyu hassasiyeti olan bir çocuk duvar kağıdındaki desenden, kocaman peluş ayıcıklardan, odanın rengi ve ışıklandırmasından olumsuz etkilenebilir. Korku, endişe, kaygı duyması uykuya dalmayı zorlaştırabilir.
  • Uykuya daldıktan sonra uykunun devam ettirilmesi gerekir. Vestibüler ve/veya işitsel duyu hassasiyeti olan çocuk, yatak gıcırdısından, uyku sırasındaki vücut hareketlerinden olumsuz etkilenerek derin uykuya dalmada zorlanır. İnteroseptif duyu hassasiyeti nedeniyle tuvaleti geldiğinde karnını aç sanabilir. Rahatlama ve sakinleşme bu gibi durumlarda neredeyse imkansızdır.

Her gün yapılması gereken bu rutin uyku düzeninde zorlandığını bilen çocuk, daha uyumadan strese girerek kendini bir kısır döngünün içinde bulursa artık uyku zamanı bir işkenceye döner.

Otizm – Duyu Bütünleme – Uyku ilişkisi

Yeni araştırmalar göstermektedir ki otizmli küçük çocuklarda yüksek duyu algısı ile uyku problemleri (özellikle 7 yaş civarında) başlamaktadır. Ortamda ses varsa, hafif dokunuşlar rahatsız ediyorsa, ortamda fazla ışık ve/veya gürültü varsa uykuya dalmada zorluk yaşanır.

Amerika ve Kanada’da otizmli çocuklara tıbbi bakım sağlayan 12 akademik merkezde 2-10 yaşları arasında 437 çocukta Otizm değerlendirmesi, zeka testi, uyku problemlerinin sıklığı, duyu profilleri ile duyusal hassasiyetleri değerlendirilerek uyku problemleri ile ilgili araştırma yapılmış.

Uyku problemlerinin çocuğun yaşı, cinsiyeti, IQ ile ilgili olmadığı ebeveynin sosyoekonomik düzeyi ile ilişkili olduğu ve düşük gelir düzeyli ailelerin yatma zamanı rutini , ayrı oda, sessiz ortam vb durumları oluşturamadıkları için uyku problemlerinin oluştuğu tesbit edilmiş.

Duyu hassasiyetine bağlı uyku problemleri olan otistik çocuklarda , daha sonraki zamanlarda dikkatsizlik ve /veya hiperaktivite gözlenmekte, ayrıca baş ağrısı, sindirim rahatsızlıkları gibi etkileri de olmaktadır. Uyku Problemleri ile kaygı arasındaki bağlantı otizmli çocuklarda yaygındır. Yeterince uyuyamayınca daha endişeli olur ve daha fazla endişe daha fazla uykuya geçmekte zorlanma yaratır.

Uzmanlar uyku problemi olan otizmi çocuklar için davranışsal terapiyi önermekte ve ebeveynlerin çocuklarının uyku problemleri yönetmeleri için bilgilendirmenin önemli olduğunun altını çizmektedir.

Kaynaklar:

Burr A., Chang M. (2018) The American Journal of Occupational Therapy Çağrı Mert Bakırcı M.Ç. (2019) Evrim Ağacı, Uyku Nedir? Albayrak Sidar E. (2019) Duyu’lmak İstiyorum. 230

11.08.2020