AĞIRLIKLI YORGAN

Duyu Bütünleme Bozukluğu olan çocuklar için, en basit durumlar bile duyusal aşırı yüklenmeye neden olabilir. Kıyafetinin etiketi, ışığın parlak olması, konuşan insanların sesi… vb durumlarla beyin baş edemez ve beyin boğulur. Beyin istenmeyen duyu davranışlarına neden olan her şeyi sakinleştirmeye çalışır. Bunun için meslek terapistleri “DUYU BÜTÜNLEME TERAPİSİ” (DUYUSAL ENTEGRASYON TERAPİSİ)’ni kullanır. Çocuktaki semptomları azaltmanın yollarından biri de “AĞIRLIKLI YORGAN” kullanımıdır. Aynı zamanda Duyu Diyeti’’nin önemli bir parçasıdır.

Ayres’in 1965 yılında ortaya koyduğu Duyusal Entegrasyon Teorisine dayanan Fırçalama Terapisi (Wilbarger Protokolü) de aynı yılda ortaya çıkmıştır. Fırçalama Terapisinde, cilde direk uygulanan bir fırça yardımı ile derin basınç girişi sağlanır ve bunu takiben büyük eklemlere bası uygulanarak “Derin Basınç Uyarımı” sağlanmış olur.

Basınç kontrol eksikliği (fırçalama yapan kişinin uyguladığı basıncın göreceliliği), öğrenilmiş çaresizlik teorisi (rutin yapılan işlemler sonucunda aynı tepkinin oluşması), uygulamanın zamanı, uygulama yapan kişinin tekniği iyi öğrenmesi için eğitim almasının gerekmesi vb birkaç durum hakkındaki belirsizlikler Fırçalama Terapisinin etkinliğini ve uygulanabilirliğini tartışmaya açmış oldu.

Tam bu noktada “AĞIRLIKLI YELEK “ ve “AĞIRLIKLI YORGAN” kullanımı devreye girdi. Fırçalama Terapisi ile uygulanan derin basınç stimülasyonuna benzer bir mekanizma ile cilt üzerindeki reseptörlerin baskı altında kalması ile aynı mekanizma devreye girmektedir. Bu etki için bilimsel terim “DERİN BASINÇ TERAPİSİ”dir.

Fırçalama Terapisi (Wilbarger Protokolü) ve Ağırlıklı Yorgan kullanımı ile ilgili bir çok bilimsel araştırma yapılmış ve ikisi arasında paralellikler olduğu bulunmuştur. Her iki (fırçalama ya da baskı şeklinde) dokunma yöntemi, beyne giden farklı yolları takip ettiği için farklı beyin tepkileri ile sonuçlanmaktadır.

11.08.2020